Manchester United etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Manchester United etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2013 Salı

Real Madrid - Manchester United





Getty Images

27 Ekim 2011 Perşembe

Şehrin diğer çocuğu artık büyüdü!

Manchester Derbisi, Türk izleyicisi için özellikle Manchester City'nin yeni sermayedarları sonrası yaptığı yatırımlar ve kurduğu takım ile beraber daha ilgi çekici bir hal almaya başlamıştı. Bunun sonucu olarak da geçtiğimiz Pazar günü oynanan maçın bu kadar çok konuşulması ise oldukça doğal.

Manchester şehrinde iki renk vardır; Mavi ve kırmızı. Şehrin iki takımı olan City ve United'ı temsil eden bu renkler, gerçekten de iki takım taraftarlarını birbirlerinden ayıran tek neden. Tüm Manchester aynı partiye oy verir, tüm şehir Liverpool'a karşıdır ancak iş City, United rekabetine geldiğinde işler bir anda değişiverir.

Çoğu Manchester United taraftarının Malcolm Glazer'in kulübün sahibi olmasına verdiği tepkinin tam tersine, City taraftarları Şeyh Mansour'dan oldukça memnun görünüyorlar. Bu gelişimden geçmişteki kötü sonuçlar nedeniyle memnuniyetle bahsediyorlar. Onlara göre eğer kaliteli oyuncularla birlikte güzel bir futbol sergilenecekse hiçbir problem yok. Böyle bir durumda City'liler kulübü kimin finanse ettiği ile ilgili haberlerle ilgilenmiyorlar bile.

Bu sezon Premier Lig'de daha önce oynanan ve Manchester United'ın Arsenal'i 8-2 yenmesi ile sonuçlanan maçın yanında bu karşılaşma, hem daha büyük bir rekabete konu olması, hem de 6-1'lik bir sonuç çıkması sebebiyle daha ilgi çekici bir hal alıyor. Manchester City'nin son yıllarda büründüğü 'büyük' takım durumu, Manchester derbisini bu sezon daha dengeli bir yapıya dönüştürecek etkenlerden biriydi. Nitekim, karşılaşmanın ilk yarısı 0-1 City'nin üstünlüğü ile tamamlandı ve bizler, ManU'nun en kötü bir gol bulup puanların paylaşılacağını düşündük ancak tamamen yanıldık.

Maçtan önce evinde arkadaşları ile havai fişeklerle oynayan ve küçük çaplı bir yangına sebep olan yaramaz Mario Balotelli, Manchester United karşısında perdeyi açan isim oluyor ve 'Cantonavari' bir sevinç ile Old Trafford'da ezeli rakibe atılan golün keyfini sürüyordu.

Yaşı çok büyük olmayan hiç kimse, Manchester United'ın son yıllarda 6 gol yediğine şahit olmamıştı. Hele ki kendi sahasında, hiç... İkinci yarıda bulduğu goller ile ezeli rakibini 6-1 yenen Manchester City, bunun yanında belki de daha önce Manchester United'ın farklı yendiği Ipswich Town, N.Forest, Roma ve Arsenal gibi takımların da ufak bir gülüş çekmelerini sağlamıştı.

Elbette Manchester City'nin aldığı bu 6-1'lik galibiyetin farklı nedenleri de var. İlk yarı boyunca çok iyi konsantre olan iki takımdan Manchester United, kimsenin nedenini bilmediği bir şekilde, çok disiplinli olması ile nam salmasına rağmen oyundan bir anda düşünce Manchester City'nin de golleri ard arda geldi ve karşılaşma bir anda farka gitti. Roberto Mancini'nin nasıl bir teknik ile futbolcularını bu maça hazırladığı ve ne gibi isteklerde bulunduğu bir yana maç esnasında ruh olarak sahada olamayan United tarafı, kesinlikle böyle bir yenilgiyi haketti. Ve anladık ki, Manchester şehrinin 'üvey' evlat muamelesi gören minik çocuğu City, artık büyüdü ve kendi ayaklarının üzerinde durabilir hale geldi...

2011-2012 sezonu ile beraber ilk dokuz haftada yakaladıkları gol ortalaması, gol krallıklarında ilk sıralarda bulunan oyunculara sahip olmaları (Sergio Agüero, Edin Dzeko), ligin en çok şut çeken takımı olmaları, en çok asist yapan oyunculara sahip olmaları (David Silva, Samir Nasri), ve geçtiğimiz yıllara nazaran artmaya başlayan seyirci desteği ile bu sezon Manchester City şampiyon olabilir. Şimdi büyüyen bu çocuk, Chelsea'nin Roman Abranovich'ten sonra elde ettiği saygınlığı daha da fazla kazanmalı. Sonuç olarak her ne kadar fark atsa da ezeli rakipleri, İngiltere'nin değil dünyanın da en zengin ve prestijli takımlarından bir tanesi. Bakalım sezon sonu olası bir şamopiyonluk, City'ye neler getirecek?

Goal.com

Fotoğraf: Manchester United v Manchester City - Premier League By: Laurence Griffiths Getty Images Sport

5 Mayıs 2011 Perşembe

Nobby Stiles & Bobby Charlton, 1968

23 Nisan 2011 Cumartesi

"Manchester United'ı yenmeyi hâyâl ediyorum..."

1999-2000, Real Madrid 3-2 Manchester United

2002-2003, Real Madrid 3-1 Manchester United

Real Madrid forması altında Manchester United'ın canını iki kez yakmayı başaran Raul, The Guardian'a verdiği röportajda bu mutluluğu tekrar yaşamayı istediğini söylemiş.

"Lige iyi başlayamadık Ancak bu yıl Şampiyonlar Ligi'nde çok iyi gidiyoruz. Herkes bizim hakkımızda 'Bu kez elenecekler' dedi ama biz bir şekilde turları geçmeyi başardık..."

"Biz belki de Manchester United düzeyinde değiliz ancak yarı final için şansımız en az onlar kadar var..."

"Giggs'te de, bende de olan şey, futbol ve meslek aşkı... Bu yüzden uzun yıllar oynayabiliyorsunuz..."

"Birçok stadyumda gol attım ancak Wembley'de atmadım. Neden olmasın ?"

Ve işte can alıcı soru: Finalde rakibiniz Real Madrid olursa?...

"Bunun için şimdi söyleyecek bir söz bulamıyorum... Çok garip. Bilmiyorum. Turu geçersek Barça ile final oynamak belki de daha iyi olurdu. Ancak Real Madrid'in de turu geçmesini istiyorum... Şimdi hiçbirşey söyleyemiyorum. Kader..."

6 Mart 2011 Pazar

Carragher: "You will never walk again Nani"

Liverpool taraftarlarından kaptanları Jamie Carragher'a: "You Will Never Walk Alone"

Jamie Carragher'dan Manchester Unitedlı Nani'ye: "You Will Never Walk Again"

*Olayı büyütmek için resme tıklayınız...

Ayrıntılar daha sonra...

12 Şubat 2011 Cumartesi

Man City 5-1 Man Utd, Eylül 1989

Şüphe yok ki iki takım arasında oynanan en unutulmaz maçlardan bir tanesi 1989-1990 sezonunda oynanan ve 5-1 City galibiyeti ile sonuçlanan karşılaşma. Taraftarlar arasındaki yaşanan olaylar ve saha içi mücadele bu derbinin en akılda kalan olmasının da bir sebebi. MirrorFootball'da bu derbinin hikayesini ve fotoğraflarını paylaşmıştı daha önce. Ona da buradan bakabilirsiniz.



8 Şubat 2011 Salı

Tek Şehir, İki Takım

Manchester şehrinde iki renk vardır; Mavi ve kırmızı. Şehrin iki takımı olan City ve United'ı temsil eden bu renkler, gerçekten de iki takım taraftarlarını birbirlerinden ayıran tek neden. Tüm Manchester aynı partiye oy verir, tüm şehir Liverpool'a karşıdır ancak iş City, United rekabetine geldiğinde işler bir anda değişiverir...

Çoğu Manchester United taraftarının Malcolm Glazer'in kulübün sahibi olmasına verdiği tepkinin tam tersine, City taraftarları Şeyh Mansour'dan oldukça memnun görünüyorlar. Bu gelişimden geçmişteki kötü sonuçlar nedeniyle memnuniyetle bahsediyorlar. Onlara göre eğer kaliteli oyuncularla birlikte güzel bir futbol sergilenecekse hiçbir problem yok. Böyle bir durumda City'liler kulübü kimin finanse ettiği ile ilgili haberlerle ilgilenmiyorlar bile.

Manchester büyük bir futbol şehri. Britanya adasının en büyük ikinci yerleşim yerinde milyonlarca kişi futbol topunun peşinden koşuyor. Man Utd ve Man City'nin maça gelen taraftarların saysının ortalamaları alındığında Avrupa'nın başka herhangi bir kentindeki en büyük iki takımı izleyenlerin sayısından daha fazla olduğu hemen ortaya çıkıyor. Ancak bu iki takım arasında taraftar sayıları dışında bir dengenin olduğunu söylemek çok zor. ManU son yıllarda birçok başarıya imza attı ve atıyor ancak City için son kupa 1976 yılındaki Lig Kupası...

Man City taraftarı övünecek bir kupa ya da şampiyonluk bulamadığı için, kendilerinin farklı olduklarını söylüyorlar. Örneğin City tarfatarları, Man Utd taraftarlarının çoğunun Old Trafford'u 1999'daki Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ve geçen müthiş bir sezondan sonra desteklemeye başladıklarını söylerler. Man Utd taraftarlarının buna cevabı ise City taraftarlarının Stockport'tan, yani uydu şehirlerden geldikleri yönünde.

Manchester City'nin 1976'da son kupasını kazandığı kadroda yer alan ve aynı zamanda Manchester United formasını da giyen Peter Barnes, "İki takım oyuncuları benim zamanında dışarıda da görüşürlerdi. Taraftarlar arasındaki nefret o zamanlar yoktu" sözleri ile rekabetin bugün hangi boyuta geldiğini gösteriyor.

City'nin flamalarında ve pankartlarında yazan 'bu şehir bizim' ve Manchester usülü' yazıları Ciy kulübünün şehre fazlasıyla bağlılığını temsil ediyor. Aynı yazıların ve sözlerin Manchester şehrindeki bilboardlarda kullanılmasından sonra ise yazıların üstünde '35 yıl' ibarelerini görmek mümkün oluyor. Bunu yapanlar tabii ki United'lılar ve amaç 76'dan bu yana kupa kazanamayan rakiplerine gönderme yapmaktan başka birşey değil.

İki kulübün şehir içindeki coğrafki konumları ve sahiplendikleri kavramlar oldukça karışık aslında. ManU, şehrin kuzey kısmında daha çok destek bulurken, City doğu ve güney bölgelerinde daha çok taraftar kitlesine sahip. City taraftarlarını kızdıran durum ise II. Dünya Savaşı'ndan önce City'nin şehrin büyük takımı olması ancak bunun daha sonradan değişmesi.

II. Dünya Savaşı'na kadar United'ın bir Federasyon kupası'na karşılık aynı kupadan City'de iki adet vardı. City Federasyon Kupası'nı 1904 ve 1934'te, lig şampiyonluğunu da 1937'de kazanırken United 1936'da küme düşmekten son anda kurtulmuştu. Rüzgarın tersine dönmesi ise ancak II. Dünya Savaşı'ndan sonra olabildi. United Matt Busby'yi menajerliğe getirdikten sonra kırmızı şeytanlar tam dört kez lig şampiyonu olmayı başardılar. 1960'lara gelindiğinde ise artık Man Utd'ın üstünlüğü fazlasıyla hissediliyordu...

City, 1968 yılında şampiyonluğu kapmıştı belki ama birkaç hafta sonra United Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazanarak City'nin şampiyonluğunu gölgede bıraktı. Bu arada derbilerde halen ateşli geçmeye devam ediyordu. 1971 yılında City, United'ı Old Trafford'da 4-1 yenmişti ancak bu maç daha çok G. Best'in rakip oyuncu Pardoe'nun ayağını kırması ile akıllarda kalmıştı. 1974'te oynanan derbi ise şiddet açısından kesinlikle en kötüsüydü. O maçta hakem Clive Thomas, City'li Doyle ve United'lı Macari'ye kırmızı kart göstermişti ancak sahada yaşanan kavgalar sebebiyle tüm oyuncular aynı anda oyundan ihraç edilmişlerdi. Yine 1976'da City, Lig Kupası'na giden yolda Manu'yu 4-0 ile geçmişti. İşte bundan sonrasında City'nin başarıları minimuma inerken, Manu kupaları kazanmaya devam etti...

Kırmızıların, Mavilerin elde ettiği tüm başarıları gölgede bıraktıkları yıl kesinlikle 1999'du. Manchester United'ın sezon Şampiyonlar Ligi, Lig Şampiyonluğu ve Lig Kupası ile beraber üç kupa ile kapatması ile beraber manşetlerin rengi kırmızıydı. Bu andan sonra City taraftarları belli başlı derbi maçlarına dikkatleri çekerek işten sıyrılmaya çalıştılar. En çokta 1989'da 5-1 yendikleri maçı anlattılar ancak Manu'nun buna cevabı Kasım 1994'te City'yi 5-0 yenmesi oldu...

City, "Susun ve bizi dinleyin. Tezahürata başlıyoruz" derken, United'lılar, "Bütün biletlerini satsanıza, ama satamazlar ki" diyor...




----> Manchester City şehrin kazanan takımı olabilecek mi?

----> Futbolun İlk 'Playboy' Antrenörü; "Big Mal"

----> Denis Law; City ile United Arasında Bir İskoç...

----> Manchester, alay şehri...

----> Yeşil - Sarı Man Utd


+

---> Old Firm; Celtic - Rangers
---> Ruhr; Schalke - Dortmund
---> Kızılyıldız - Partizan
---> Merseyside; Liverpool - Everton

Yakında;

.Barcelona - Espanyol,
.Lyon - St. Etienne,
.Ajax - Feyenoord,
.Hajduk Split - Dinamo Zagreb,
.Genoa - Sampdoria,
.Torino - Juventus.

---> @wikipedia, Manchester derby

Edit: ManU taraftarları derbiye hazır...


Bu yazı aynı zamanda Goal.com Türkiye adına bir önceki (Kasım 2010) Manchester Derbisinden önce yazılmıştır.

Tekrar Gösterim

13.2.2011

Man Utd - Man City/15:30

13 Aralık 2010 Pazartesi

Eric Cantona vs Arsenal


9 Kasım 2010 Salı

Tek Şehir, İki Takım, MU vs MC; Manchester Derbisi.


 

Manchester şehrinde iki renk vardır; Mavi ve kırmızı. Şehrin iki takımı olan City ve United'ı temsil eden bu renkler, gerçekten de iki takım taraftarlarını birbirlerinden ayıran tek neden. Tüm Manchester aynı partiye oy verir, tüm şehir Liverpool'a karşıdır ancak iş City, United rekabetine geldiğinde işler bir anda değişiverir... 

Çoğu Manchester United taraftarının Malcolm Glazer'in kulübün sahibi olmasına verdiği tepkinin tam tersine, City taraftarları Şeyh Mansour'dan oldukça memnun görünüyorlar. Bu gelişimden geçmişteki kötü sonuçlar nedeniyle memnuniyetle bahsediyorlar. Onlara göre eğer kaliteli oyuncularla birlikte güzel bir futbol sergilenecekse hiçbir problem yok. Böyle bir durumda City'liler kulübü kimin finanse ettiği ile ilgili haberlerle ilgilenmiyorlar bile.

Manchester büyük bir futbol şehri. Britanya adasının en büyük ikinci yerleşim yerinde milyonlarca kişi futbol topunun peşinden koşuyor. Man Utd ve Man City'nin maça gelen taraftarların saysının ortalamaları alındığında Avrupa'nın başka herhangi bir kentindeki en büyük iki takımı izleyenlerin sayısından daha fazla olduğu hemen ortaya çıkıyor. Ancak bu iki takım arasında taraftar sayıları dışında bir dengenin olduğunu söylemek çok zor. ManU son yıllarda birçok başarıya imza attı ve atıyor ancak City için son kupa 1976 yılındaki Lig Kupası...

Man City taraftarı övünecek bir kupa ya da şampiyonluk bulamadığı için, kendilerinin farklı olduklarını söylüyorlar. Örneğin City tarfatarları, Man Utd taraftarlarının çoğunun Old Trafford'u 1999'daki Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ve geçen müthiş bir sezondan sonra desteklemeye başladıklarını söylerler. Man Utd taraftarlarının buna cevabı ise City taraftarlarının Stockport'tan, yani uydu şehirlerden geldikleri yönünde. 

Manchester City'nin 1976'da son kupasını kazandığı kadroda yer alan ve aynı zamanda Manchester United formasını da giyen Peter Barnes, "İki takım oyuncuları benim zamanında dışarıda da görüşürlerdi. Taraftarlar arasındaki nefret o zamanlar yoktu" sözleri ile rekabetin bugün hangi boyuta geldiğini gösteriyor. 

City'nin flamalarında ve pankartlarında yazan 'bu şehir bizim' ve Manchester usülü' yazıları Ciy kulübünün şehre fazlasıyla bağlılığını temsil ediyor. Aynı yazıların ve sözlerin Manchester şehrindeki bilboardlarda kullanılmasından sonra ise yazıların üstünde '35 yıl' ibarelerini görmek mümkün oluyor. Bunu yapanlar tabii ki United'lılar ve amaç 76'dan bu yana kupa kazanamayan rakiplerine gönderme yapmaktan başka birşey değil. 

İki kulübün şehir içindeki coğrafki konumları ve sahiplendikleri kavramlar oldukça karışık aslında. ManU, şehrin kuzey kısmında daha çok destek bulurken, City doğu ve güney bölgelerinde daha çok taraftar kitlesine sahip. City taraftarlarını kızdıran durum ise II. Dünya Savaşı'ndan önce City'nin şehrin büyük takımı olması ancak bunun daha sonradan değişmesi.

II. Dünya Savaşı'na kadar United'ın bir Federasyon kupası'na karşılık aynı kupadan City'de iki adet vardı. City Federasyon Kupası'nı 1904 ve 1934'te, lig şampiyonluğunu da 1937'de kazanırken United 1936'da küme düşmekten son anda kurtulmuştu. Rüzgarın tersine dönmesi ise ancak II. Dünya Savaşı'ndan sonra olabildi. United Matt Busby'yi menajerliğe getirdikten sonra kırmızı şeytanlar tam dört kez lig şampiyonu olmayı başardılar. 1960'lara gelindiğinde ise artık Man Utd'ın üstünlüğü fazlasıyla hissediliyordu...

City, 1968 yılında şampiyonluğu kapmıştı belki ama birkaç hafta sonra United Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nı kazanarak City'nin şampiyonluğunu gölgede bıraktı. Bu arada derbilerde halen ateşli geçmeye devam ediyordu. 1971 yılında City, United'ı Old Trafford'da 4-1 yenmişti ancak bu maç daha çok G. Best'in rakip oyuncu Pardoe'nun ayağını kırması ile akıllarda kalmıştı. 1974'te oynanan derbi ise şiddet açısından kesinlikle en kötüsüydü. O maçta hakem Clive Thomas, City'li Doyle ve United'lı Macari'ye kırmızı kart göstermişti ancak sahada yaşanan kavgalar sebebiyle tüm oyuncular aynı anda oyundan ihraç edilmişlerdi. Yine 1976'da City, Lig Kupası'na giden yolda Manu'yu 4-0 ile geçmişti. İşte bundan sonrasında City'nin başarıları minimuma inerken, Manu kupaları kazanmaya devam etti...

Kırmızıların, Mavilerin elde ettiği tüm başarıları gölgede bıraktıkları yıl kesinlikle 1999'du. Manchester United'ın sezon Şampiyonlar Ligi, Lig Şampiyonluğu ve Lig Kupası ile beraber üç kupa ile kapatması ile beraber manşetlerin rengi kırmızıydı. Bu andan sonra City taraftarları belli başlı derbi maçlarına dikkatleri çekerek işten sıyrılmaya çalıştılar. En çokta 1989'da 5-1 yendikleri maçı anlattılar ancak Manu'nun buna cevabı Kasım 1994'te City'yi 5-0 yenmesi oldu... 


Çarşamba günü oynanacak olan Manchester derbisine az bir zaman kala atmosfer giderek ısınıyor ve taraftarlar arasında çatışmalar şimdiden başlamış durumda.

City, "Susun ve bizi dinleyin. Tezahürata başlıyoruz" derken, United'lılar, "Bütün biletlerini satsanıza, ama satamazlar ki" diyor...

Bakalım Manchester City Manchester United'ı yenip ligde daha iddialı bir konuma gelecek mi, yoksa Roberto Mancini'nin koltuğu sallanmaya devam mı edecek göreceğiz.




----> Manchester City şehrin kazanan takımı olabilecek mi?

----> Futbolun İlk 'Playboy' Antrenörü; "Big Mal"

----> Denis Law; City ile United Arasında Bir İskoç...

----> Manchester, alay şehri...

----> Yeşil - Sarı Man Utd


+

---> Old Firm; Celtic - Rangers
---> Ruhr; Schalke - Dortmund
---> Kızılyıldız - Partizan
---> Merseyside; Liverpool - Everton

Yakında;

.Barcelona - Espanyol,
.Lyon - St. Etienne,
.Ajax - Feyenoord,
.Hajduk Split - Dinamo Zagreb,
.Genoa - Sampdoria,
.Torino - Juventus.

---> @wikipedia, Manchester derby

Edit: ManU taraftarları derbiye hazır...


-Oğuz Öztürk, goal.com-

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Barbarossa. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan