Haftanın Teknik Direktörü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haftanın Teknik Direktörü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2010 Salı

Haftanın Teknik Direktörü: Tolunay Kafkas


Yazılara bir süredir mola vermiştik. Bu hafta Tolunay Kafkas ile devam ediyoruz. İlk adresim uzunpaslar.com'da haftanın teknik direktörü olarak Tolunay Kafkas'ı seçmiştim. Size bu yazıda Gaziantepspor'un teknik direktörünü tanıtmaya çalışacağım.

Haftanın teknik direktörünü nasıl seçiyorsun diyenler olabilir. Hatta neden Tolunay da Aykut değil diyen de. Haftanın teknik direktörünü seçerken ilk olarak söz konusu maçın zorluğuna bakıyorum. Bu hafta Galatasaray ile Fenerbahçe ses getiren galibiyetler aldı ama Gaziantepspor'un galibiyeti daha önemli ve daha zordu. İşte bu yüzden Tolunay Kafkas haftanın teknik direktörü oldu.

Ekşi Sözlük'e Tolunay Kafkas yazıp arattığınız zaman karşınıza çıkan ilk şey, Tolunay Kafkas'ın kültür seviyesi yüksek futbolcular ekolünden olduğudur. Bir Kafka okuru olan Kafkas 31 Mart 1968'de Ankara'da doğdu. Futbola 1987'de PTT'de başladı. Ardından Trabzonspor'la tanışana dek Keçiörengücü, Diyarbakırspor, Erzurumspor ve Konyaspor'da oynadı. 1993'de geldiği Trabzonspor ise kariyerini değiştiren kulüp oldu. 4 sezon geçirdiği Karadeniz ekibinde milli takıma yükselen Kafkas, 100'den hayli fazla Trabzonspor forması giydi.

Trabzonspor'da oynarken EURO 96 kadrosuna seçilen ve İngiltere'de Ay Yıldızlı formayı giyen Tolunay, 1997'de milli takımdan antrenörü Fatih Terim tarafından Galatasaray'a transfer edildi. Galatasaray'da umulan başarıyı sağlayamadı, bir dönem Bursaspor'a kiralandı, 2000'de valizini toplayıp Denizli'ye gitti. Denizlispor'da takım arkadaşıyla kavga ederek kırmızı kart gören ve bu özelliğiyle tarihe geçen Tolunay, 2 yıl süren Denizli macerasının ardından Avusturya'ya açıldı. 2 sezon Pasching'de, kısa sürelerle LASK Linz ve Admira Wacker'de oynadı ardından futbolu bıraktı.

Teknik adamlık kariyeri de Avusturya'da başladı. Pasching kulübünde kısa bir süre yardımcı antrenörlük yaptı. Avusturya'dan yurda dönüşü Genç milli takım teknik direktörlüğüyle oldu ve ardından Kayserispor'da tam randımanla teknik adamlığa başladı.

Kayserispor'da 1 Türkiye Kupası kazandı. O zamanki ismiyle UEFA Kupası'nda oynadı ve talihsiz bir biçimde PSG'ye elendi. 3 sezon Kayserispor'un başında 121 maça çıktı. 51 galibiyet, 37 beraberlik, 33 mağlubiyet aldı ve 2009-2010 sezonuyla görevinden ayrıldı.

Fazla beklemeden yeni bir heyecana yelken açtı. Bülent Uygun'la imzadan dönen Gaziantepspor, teknik direktörlüğe Kafkas'ı getirdi. Gaziantepspor'da şu ana dek 5,5 maça çıktı. 1 kez kazandı, 3 kez berabere kaldı, 1,5 kez de yenildi. Buçukların akibetini birkaç gün sonra öğreneceğiz. Tolunay Kafkas büyük transferlerle girdiği sezona iyi başlayamadı ama Eskişehirspor galibiyetiyle negatif görüntüyü durağana çevirmeyi bildi.

10 Eylül 2010 Cuma

Haftanın Teknik Direktörü; Abdullah Avcı


Lig arasına girmenin verdiği rahatlıkla Haftanın Teknik Direktörü'nü seçmede biraz geciktik. Gerçi uzunpaslar.com'daki 3. Haftanın Ardından yazısında Abdullah Avcı'yı seçmiştik ama buradaki yazı biraz gecikti. Kusuruma bakmayın.

Abdullah Mucip Avcı 31 Temmuz 1963 doğumlu. TFF Bilgi Bankası onun futbolculuk kariyerini şöyle özetliyor; 1990-1991 Kasımpaşa, 1991-1995 İstanbulspor, 1995-1995 Küçükçekmecespor, 1995-1996 Nişantaşıspor, 1996-1997 Küçükçekmecespor, 1998-1999 Vefaspor. Bu takımların dışında Vefa, Fatih Karagümrük, Bakırköy gibi takımların formalarını da profesyonellik öncesi dönemde sırtlamış.

Futbol hayatını noktaladıktan sonra Abdullah Avcı da çoğu meslektaşı gibi antrenörlüğü tercih etmiş. Ağustos 1999'dan mayıs 2002'ye kadar İstanbulspor'da yardımcı antrenörlük yapan Avcı, 2002-2003 sezonunda bugünkü adı A2 takımı olan İstanbulspor PAF takımı teknik direktörlüğünü yapmış. 2003-2004'te İstanbulspor genç takım sorumluluğuna getirilen Avcı, 2004 ocağından 2005 mayısına dek aynı görevi Galatasaray'da sürdürmüş.

Galatasaray'da çalışırken TFF'nin Sarı Kırmızılılardan aldığı özel izinle Cem Pamiroğlu'nun yerine U-17 Milli takımının başına getirilen Avcı, 87 jenerasyonundan kurduğu takımını önce Avrupa Şampiyonu ardından 4-3'lük tarihi Brezilya maçıyla hatırladığımız Dünya Şampiyonası'nda 4. yaptı. Takım belki dördüncü oldu ama Abdullah Avcı'nın öğrencileri otoriteler tarafından en iyi takım olarak gösteriliyordu.

Bu başarılardan sonra federasyondan beklediği ilgiyi göremeyince sürpriz bir karar alarak bugünün Bank Asya 1. Lig'indeki İBB'yle anlaştı. İlk sezonunda takımı Süper Lig'e taşıdı ardından sırasıyla 12., 9. ve 6. oldu. Bu sezon İBB'deki 5. yılını geçiren Abdullah Avcı, ligin ilk 3 haftasında 1 galibiyet, 1 beraberlik, 1 de mağlubiyet aldı.

İşte Abdullah Avcı'nın teknik direktörlük hikayesi böyle. Ziya Doğan'ın teşvikiyle başladığı bu kariyer, ligimize ters bir istikrarla devam ediyor. Abdullah Avcı şu an ligimizin en uzun süreli çalışan teknik direktörü ve İBB'de öyle bir rahatı var ki bir 5 yıl daha devam edeceğe benzer.

Fotoğraf: Ege Görgün

26 Ağustos 2010 Perşembe

Haftanın Teknik Direktörü; Şenol Güneş


2. haftanın teknik direktörü Şenol Güneş oldu. Şenol Güneş kadar yeterliliğini ispatlamak zorunda bırakılan teknik direktör var mı acaba? Trabzonspor'u şampiyonluğa taşımak üzereydi, şanssızlıkla kaybetti, tüm suç onun omuzlarına yüklendi. Türkiye'yi yıllar sonra Dünya Kupası'na taşıdı, bu da yetmedi 3. yaptı, adı karizma yoksununa çıktı. Derken Trabzonspor'la yolları ayrıldı, tü kaka denerek G. Kore'ye gitti. Alex Ferguson'la basın toplantısı yapana dek ne yaptığını hiçbirimiz merak etmedik. Sonra Asya'dan -iş olsun diye bahsedilen- başarıları geldi. Ve nihayet Trabzonspor bu kez itibarlı bir şekilde ustayı ait olduğu yere geri getirdi.

Genel bir kanıdır, kalecilerden teknik direktör çıkmaz derler hatta kaleciyi bir futbol oyuncusu olarak dahi görmezler. Fakat o bunların hepsini yıkmayı başardı ve ülkenin 3 önemli teknik adam figüründen biri olmayı başardı. Üçlünün diğer halkaları Mustafa Denizli ve Fatih Terim'den tek farkı -teknik direktör olarak- henüz lig şampiyonluğu yaşayamamış olması. Belki de onu 58 yaşında bu kadar dinç tutan şey, bu gerçeğin kendisi.

Şenol Güneş'in hayat felsefesini en iyi anlatan şey tabii ki kendi sözleri;


"Benim için hayatın her döneminde merdivenler vardır. Bunun sonunda bir zirve vardır. Her basamak önemlidir. Basamağın ilkine basmadan o zirveye çıkamazsınız. Eğer zirveyi hedefleyen bir insansanız her basamağı tek tek basmalısınız. Atlayarak gittiğiniz de olabilir ama basamağı sindirerek gitmek daha yararlıdır."


O belki de kaderin cilveleri nedeniyle her basamağı haddinden fazla sindirerek çıktı. Hatta öyle çok sindirdi ki mücadelecilik kanına karıştı. Hiç yaşanmaması gereken şeyler yaşadı, hak etmediği eleştiriler işitti ama hep ayakta kalmayı bildi. Şimdiki görevi yine çok zor. Futbolun adeta bir din olduğu Trabzon'da, Trabzonspor'un hasretine son vermek için uğraşıyor. En son 1983-1984 sezonunda duyduğu mutluluğu Selçuk İnan'a, Yattara'ya, Onur Kıvrak'a da tattırmak için mesaisini harcıyor.

19 Ağustos 2010 Perşembe

Haftanın Teknik Direktörü || Yücel İldiz


Bugün, bir ikinci lig efsanesinden bahsedeceğiz. Tabii o ligin adı artık ikinci lig değil, orası başka mesele. 4 Haziran 1953 doğumlu Yücel İldiz'i uzunpaslar.com Haftanın Panoraması'nda 1. haftanın teknik direktörü olarak belirledik. Şimdi sizlere "Yücel Hoca"yı olabildiğince tanıtmaya çalışacağım.

Yücel İldiz güneyli, İskenderunlu bir teknik adam. Futbol hayatı çok kısa sürmüş ve talihsiz bir sakatlıkla sona ermiş. Derken yardımcı antrenör olarak İskenderunspor'da göreve başlamış. Sonrası da gelmiş. Birkaç yıl yardımcı antrenörlük yaptıktan sonra alt liglerde iki elin parmağını geçecek sayıda takım çalıştırmış.

Kardemir Demir Çelik Karabükspor onun 13. takımı. Karabük'ten önce Orduspor ve Malatyaspor ile büyük başarılar yakalamış. 2004-2005 sezonunda Orduspor'u 11 puan geriden alarak ve ligdeki son 17 maçını art arda kazanarak(bu bir rekor) bugünkü Bank Asya 1. Lig'e çıkartmış. Belki de o dönemi olaylı Eskişehirspor maçından hatırlayabilirsiniz. Malatyaspor'daki başarısıysa çok daha spektaküler. 2000-2001 sezonunda bugünkü gibi Süper Lig'in altında 3 lig yoktu, sadece 2 lig vardı. 2. lig ve 3. lig. 2. lig klasman ve yükselme grupları olarak ikiye ayrılmıştı. İşte Yücel İldiz'in çalıştırdığı o Malatyaspor, klasman grubundan yükselerek play-off'lara kaldı ve finalde Sakaryaspor'u geçerek Süper Lig'e çıktı. Bu başarıyı menajerlik oyunu türevi bir zafer öyküsü olarak niteleyebiliriz.

Uzun bir aradan sonra Süper Lig'e dönen Kardemir DÇ Karabükspor, üstün bir oyun sonucunda Manisaspor'u 2-1'le geçti. Ve Manisaspor maçı gösterdi ki Karabükspor bu ligde epey iş yapacak. Yücel İldiz tecrübesi ve başarılarıyla Süper Lig'de takım çalıştırmaya layık bir teknik adam. Gecikmiş olsa da hak ettiği yere nihayet ulaşması "romantik futbol severler" adına sevindirici bir gelişme.

- Her Hafta maçlarından sonra uzunpaslar.com'da yapılan panaromanın ardından öne çıkan isimleri 'Haftanın Teknik Direktörü' ve 'Haftanın Yıldızı' olarak yazmak niyetindeyiz sevgili  Göksel ile beraber. Bu haftanın teknik direktörü de Yücel İldiz olmuş oldu. Buradan da Panaromaya ulaşabilirsiniz 


Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Barbarossa. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan