19 Nisan 2012 Perşembe
2-1 gerçekten avantajlı mı? Görünürde evet. Ancak...
2002 yılından bu yana Şampiyonlar Ligi'nde istediği yerlere gelemeyen Real Madrid, bu sezon Bayern Münih karşısında en ciddi sınavında terledi, ancak futbolu ile sınıfta kalmaktan kurtulamadı. 2-1, uzaktan bakıldığında avantajlı bir skor gibi görünse de, Santiago Bernabeu'da ekstra efor sarf etmek gerekiyor.
Maçtan sonra basın toplantısında soruları yanıtlayan Jose Mourinho, 'Bayern Münih'in attığı ilk golde ofsayt var mı?' sorusuna, 'Evet, belki...' cevabını verirken, Mario Gomez'in penaltı pozisyonunu soran aynı muhabire 'Tek kişiden tek soru' yanıtını vererek cevap vermekten kaçındı. Ancak görülen o ki, UEFA'nın bir etkisi görülmeyen asistan hakemleri, o pozisyonda penaltı çalmış olsalardı, şu anda finalist bir Bayern Münih'i konuşuyor olabilirdik.
Robben-Ribery-Lahm
Real Madrid'in çektiği kura sonrasında Bayern Münih ile eşleşmesi, Robben-Ribery hücum etkisini akıllara getirmişti ve Almanlar, bu iki isimden maçta en verimli şekilde faydalanmayı başardılar. Jose Mourinho, bunun farkında olacak ki, Atletico Madrid maçında olduğu gibi Marcelo ile başlamak yerine Fabio Coentrao'yu tercih etti. Fakat bu durum, iki kanat oyuncusu karşısında fiziksel olarak avantajlı gibi görünen Coentrao'nun tam olarak takıma fayda sağlamasına yetmedi. Marcelo kadar hücum-defans arası dengeyi sağlamayı başaramayan bir oyuncu olan Coentrao, Portekiz Milli Takımı'nın sol bekinde gösterdiği performanstan yine uzak kaldı. Mourinho, ilk geldiği günlerde onu neden orta alanda kullandığı aslında bir şekilde bize anlatmış oldu.Ribery ve Robben'in kanat gücü yanında onları defansif anlamda rahatlatan bir isim olan Philipp Lahm, Coentrao'nun olduğu kanattan yaptığı bindirmeler ile büyük tehlikeler yarattı ve akabinde 90. dakikada Gomez'e golü attıran isim olmayı başardı.
Kaka - Di Maria
Angel di Maria'nın uzun süren sakatlığı döneminde düzenli olarak forma şansı bulan Kaka, Özil ve Ronaldo ile beraber akıllı ve yaratıcı bir hücum hattının oluşmasında yardımcı oluyordu. Di Maria'nın dönüşü ile beraber hücumdaki hız artsa da, yaratıcılıkta azalma meydana geldi. Kaka'dan en fazla verimi alan Mourinho, kesinlikle Marcelo-Coentrao'da olduğu gibi aynı rotasyonu zaman zaman Kaka-Di Maria için de kullanmalı.
Sergio Ramos
Sergio Ramos'un oynadığı stoper mevkiine sık sık değindik ve bazı eksik yönleri olduğunu söyledik. Sağ bek pozisyonundan edindiği alışkanlık sebebiyle stoper mevkiinde çok hzlı olabiliyor fakat yine aynı pozisyonun getirdiği dez avantaj sebebiyle pozisyon kaybedebiliyor. Bunu özellikle duran toplarda sıklıkla yapıyor ve takımını kötü etkileyebiliyor. Buna ne gibi bir çözüm üretilebilir? Raul albiol alternatifi var ancak ona güvenin Mourinho tarafından olmadığı biliniyor. Sakatlığının son durumu düşünülerek Sergio Ramos, Alvaro Arbeloa'nın yerine yeniden sağ bekte fayda verebilir. Bunun yanında genç oyuncu Raphael Varane'den de elbette fayda alınabilir.
Mourinho 2009 yılında alt etmişti. Peki ya şimdi?
2009 yarı finalinde Barcelona'yı elemeyi başaran Inter'in başında bulunan Jose Mourinho, finalde de Bayern Münih'i geçmeyi ve şampiyon olmayı başarmıştı. 2009 yılındaki oyun düzeninne ve mentalitesine çok yakın bir oyun oynayan Bayern Münih'i o dönem farklı defans kurgusu ile durduran Mou, kanatta kullandığı Samuel Eto'o'nun dahi defans yapmasını sağlamış ve kadrosunu en verimli şekilde kullanmıştı. Bu durumu elbette yine kanada yakın Cristiano Ronaldo'dan beklemek pek mümkün olmuyor. Hal böyle olunca mevcut oyuncularla farklı sistemler üretmesi ile meşhur Mourinho, bek oyuncularını Ribery-Robben karşısında en iyi şekilde hazırlamalı.
Cristiano Ronaldo
La Liga'daki takımlarakarşı harika bir performans ortaya koyan Cristiano Ronaldo'nun, Barcelona maçları dışında çok fazla etki gösteremediği mücadelelerden biri de dün geceki Bayern Münih karşılaşması oldu. Girdiği tek pozisyonu cömertçe harcayan Ronaldo, akabinde şans yardımı ile Mesut Özil'in gol atması ile derin bir nefes aldı. Ancak durum vahim göründü zira Ronaldo oyunun belli bölümlerinde takım ileiç içe görünmedi. Bunda elbette dirençli olan Bayern kanat ve orta sahasının etkisi oldukça fazlaydı ancak Santiago Bernabeu'daki maçta kesinlikle daha verimli olması gerek.
2-1 gerçekten avantajlı mı?
Görünürde evet. Ancak şöyle bir düşünüldüğünde Bayern Münih'in 1 gol bulması halinde Real Madrid'in 3 gol birden atması gerekiyor ki, bu oldukça korkutucu bir durum. Bu yüzden İspanya'daki maçta ilk golü atan tarafın Real Madrid olması, tur kapısını açacak önemli ayrıntılardan biri olabilir.
9 Şubat 2012 Perşembe
Hem Arjen Robben, hem de Thomas Müller Bayern Münih için biraz fazla!
23 Mayıs 2010 Pazar
09-10 Şampiyonlar Ligi Şampiyonu İnter

Turnuvalar başka hikayeler. En üst seviyede birinci dahi olsanız bu sizi en iyi yapmıyor bana göre; zira grup maçlarından sonra eleme yolu ile devam ediyorsunuz ve sahanın topla alakasız saçma bir yerinde ayağınızın kayması dahi sonucu etkiliyor. Grup maçlarında Nou Camp'da tutunamadıkları Barça'ya karşı iki maçta da oynadıkları oyun, izledikleri taktik yapı, işin futbol içi ve dışı görüntüleriyle birçok insanı rahatsız etse de yapılması gerekenlerdi. Sadece Inter tarafı değil; finale gelene kadar Bayern'in geçtiği yollar başka bir hikaye konusu. Ovrebo'nun perişan ettiği Fiorentina, Rafael'in kırmızısı sonrası 2-0'dan dönen Manchester United maçı ve yarı finale kadar oynadığı oyunun yarısını oynayamayan Lyon. Bu tarz sürprizlerin renkli olması gerekirken, içinde Mourinho'nun bulunduğu final maçlarının sıkıcı geçtiğine dair bir genelleme yapmaya doğru koşuyorum aradan geçen yıllarda...
Oynayan ve oynatmayanın maçında Inter blok 4-3-3'ü ile, Bayern ise Müller'i Olic'in arkasında bırakan bir 4-2-3-1 ile sahadaydı. Savunma takımı yaratmakta uzman olan Mourinho'nun alan düşkünü oyun anlayışı, Milano'da oynanan Barcelona maçı gibi en önden başladı. Toplu oyunu seven ve bu oyunu en geriden başlatan Bayern'e Pandev-Milito-Sneijder-Eto'o dörtlüsü ile ön alanda baskı kurarak başlayan Inter'in en büyük avantajı, Bayern'in Barcelona'nın yanında oldukça rezil kalacak pas bağlantısıydı. Bu baskı Bayern'i öyle geniş bir alanda oynamaya ittiki, bu baskıdan kurtulup topu orta sahaya taşıdığında 11 kişilik bir bloğu karşısında gördü her seferinde Bavyeralılar. Van Gaal'in kısa iç-dış pas bağlantılı oyun yapısını alanları seri bir biçimde daraltarak kesti Inter. Rakibini kitleme ile ilgili bir sıkıntısı yoktu ki, 5.dakikada bulduğu ilk kontrada Bayern savunmasının bize verdikleri "dağınığız" mesajı, olası eksik yakalanma durumlarında neler izleyebileceğimize dair ipucuydu.
Eto'o'nun bariz şekilde sol kenar oynadığı, özü stoper Chivu'nun soldan bindirme gayretinde olduğu maçın ilk 25 dakikasındaki sıkıcı havanın dağılması adına ilk girişimleri Hamit ve Sneijder uzaktan yapıyordu. Finalin herkese final olduğunu ve heyecan yapılabildiğini gösteren pozisyonda Müller ve Robben'in beraberce heyecanlı giriştikleri pozisyondan sonuç çıkmıyordu. İlk yarıda Bayern'in temel problemi, aynı Barcelona gibi ağır kalmaktı. Maç boyunca da devam etti bu. Eksik yakalayamadığınız bir rakibe nasıl gol atarsınız? Mesele burada başlıyor; zira Inter aradığı golü, oldukça basit, oldukça temel bir hatayı affetmeyerek buldu. Demichelis'in Milito'nun indirmesine izin verdiği top, zaten dağınık ve ağır olan, üzerine bir de önde olan Bayern savunmasını, savunmasız bıraktı! Artık alıştığımız tavana plaselerinden birini yaparken Arjantinli, Barcelona maçını seyreden birçokları için, kupanın üzerine adı yazılması gereken takımı da açık ediyordu.
İlk yarıda temel problemi hız olan Bayern'in, basketbol takımı gibi hücum etmekten vazgeçip, başlama düdüğünün galeyanı ile girdiği pozisyonu Müller'in gole çevirememesi maçın Bayern adına tek kırılma anı. Sonrasında olan biten tanıdık. Sonuçsuz top çevirmeler ve Milito'nun Van Buyten'i çuval gibi yatırışı. Milito'nun hakkını teslim etmek bir yana, bu seviyede, bu noktada bu çalımı yemek? Milito'ya verelim krediyi biz yine de, zira gözümde Inter'in sempatik birkaç tarafından biri. Ve sonrası yine aynı Bayern adına.
Ölü bir 90 dakika geçirdi Van Gaal'in takımı ve bir önceki Inter maçında söylediğimi tekrarlayacağım; bazen kaos iyidir bu oyunda. Avrupa Şampiyonası sırasında rakiplerimizin bizimle ilgili söyledikleri şey bu idi; tahmin edilememe. Oyun içinde geçirdiğimiz evrim. B planı olarak algılanmasın bu. Hem Barcelona'nın, hem Bayern'in Inter'i kırmak adına bir şey üretememelerindeki temel etken sistem takıntılı olmaları. İşte o sistemin antisini bulan adam da sabahtan akşama kadar kibirlenmekte haklı hale geliyor bu durumda.
Muhakkak Van Gaal'in oyundan beklentileri farklıydı Hamit'i kenara alırken ama, Bastian Schweinsteiger'in hiçbir şey yapmadığı, Müller'in kafası kesik tavuklar gibi dolandığı bir maçta, hem oyun görüşü iyi olan, hem uzaktan şut kabiliyeti olan Hamit'in kenara gelmesi... Dediğim gibi, aklımızın yetmediği şeyler var bu oyunda, bizi aşan. Robben'in her topu alışında 2 direk, 2 gölge adam gördüğü bir maçta etkinliği bu kadar olurdu. Tıkandığındaki hücum alternatifi Ribery'de olmayınca... İş geliyor yine Inter'in savunmasına. Üzerine fazla bir şey söylemeye de lüzum yok sanırım...
Mourinho'yu sevmeyiz, oynattığı hoşumuza gitmez, bunlar ayrı konular. Bu kadar kötü bir finalin ardından bu kadar şey konuşuyorsak başka bir şeyler olmalı. Futbolun kendisi ile, yapısı, mantalitesi ne olursa olsun büyülenen biriyim ve Van Gaal oldum 70 dakika televizyon başında. Yazarken de öyle olma gayretinde oldum; maç bittiğinde de birkaç hafta önce olduğu gibi sinirlendim kazananın iyi futbol olmadığına ve söylendim. Bütün bunları düşünmeye iten adam Jose Mourinho. Ve bir başkasının bu kadroyu buralara getireceğine ihtimal dahi vermiyorum. Frank Lampard, John Terry, Cambiasso, Milito ve hatta aylardır farklı bir role bürünen Eto'o. Kabul etmek gerekir ki, bu adam ile çok değiştiler ve bu adam ile daha fazla, daha değişik biçimde konuşuldular. Kibiri bir yana, yaptıkları için tebrik edilmeli; Robben'in sarılışındaki içtenlikten, bu adamdaki adını koyamadığım şeyi takdir etmeli...
Inter şampiyon ve şampiyon olduğunun akşamı hocasını, kupayı kaldırdığı yerde bırakıyor. Her sezon olduğu gibi başka bir hikayeyi arkamızda bırakıyoruz bizde. Tebrikler Nerazzurilere...
21 Mayıs 2010 Cuma
İnter '65 vs Bayern '01


İnter'in şimdiki adı ile Şampiyonlar Ligi'ni kazandığı son yıl 1965. Bayern Münih'in ise özlemi biraz daha az, 2001. Bu iki takım; İnter '65 ve Bayern '01 kozlarını Barbarossa Arena'da 185 kişi, Blogger, Twitter, RSS gibi platfrormlar ile yüzlerce kişi önünde paylaşıyorlar... Maçı Norveçli hakem 'Tom Henning Øvrebø' yönetiyor.
İnter 1965 maça kalede Sarti, defansta Burgnich, Facchetti, Guarneri ve Picchi, orta alanda Bedin, Jair de Costa, Suarez, Carso, ileride ise Mazzola ve Piero ile başlıyor.
Bayern 2001 ise kalede Kahn, defansta Sagnol, Kuffour, P. Andersson, Linke ve Lizirazu, orta alanda O. Hargreaves, Effenberg, Salihamidzic, Mehmet Scholl, ileride ise Elber ile başlıyor.
Ottmar Hitzfeld bu maçta kaptanı Effenberg'e çok güveniyor. Helenio Herrera ise 1964 yılının şampiyonu olarak takımının başındaki yerini alıyor. Maçtan önce yaptığı açıklamada Hitzfeld bu kupayı ne kadar çok istediğini açıklıyor fakat Herrera'dan cevap gecikmiyor: 'En az onlar kadar biz de istiyoruz...'
Takımlar nihayet sahaya çıkıyorlar. Bayern kaptanı Effenberg sahaya çıkarken geçen sezon ManU karşısında son anda kaybettikleri kupaya bakıyor. İnter'de Brezilyalı Jair'de sahaya çıkarken kupayı şöyle bir sıvazlıyor.
Dk 01: Maça İnter 65 başlıyor. Daha ilk dakika da gerçekten çok hırslılar. Jair'in uzun topunda Mazzola topa yetişemiyor ve top Kahn'da kalıyor.
Dk 12: İlk 10 dakika müthiş bir baskı kuran İnter'e nihayet cevap geliyor. Hargreaves'in ara pasında sağ kanattan çok hızlı çıkan Salihamidzic bir de karşısındaki Burgnich'i saf dışı bırakıyor. Ancak yaptığı ortasında Elber'den önce yükselen Guarneri topu uzaklaştırıyor.
Dk 24: Dakikalardır orta saha mücadelesi şeklinde geçen bir maç izliyoruz. Effenberg ve Bedin mücadelenin başrollerini oynuyorlar. Bir anda İnter savunmasının unuttuğu M. Scholl defansın arkasına sarkıyor ve bu dakikada kaleci ile karşı karşıya kalıyor. Ancak kaleci Sarti ceza alanı dışına zamanında çıkarak mutlak bir golü önlüyor.
Dk 29: Sağ kanttan hızla ilerleyen Jair'e sert bir müdahele yapan Sagnol bu dakika da Ovrebo'dan sarı kart görüyor.
Dk 30: Ve GOL! Serbest vuruşu sağ kanattan kullanan Jair harika bir orta kesiyor ve topu kafayla ağlara gönderen isim Mazzola oluyor. Dakikalardır oyunun kontrolünü Bayern 01'in eline veren İnter 65 beklenmedik bir anda önce geçiyor. Bu gol aynı zamanda kitlenen ve zaman zaman zevksiz bir hal alan maçında kilidini açan gol oluyor...
Dk 38: İnter 65'in golünden sonra Bayern 01 daha atak bir oyun anlayışı içine giriyor. Sol kanattan Lizirazu topu M. Scholl ile buluşturuyor ve o da yine Elber'e doğru ortayı kesiyor fakat İnter 65 defansı topu uzaklaştıryor. Bayern gol için elinden geleni yapıyor.
Dk: 43: Ve TOP AĞLARDA! Bayern 01'in baskısı nihayet sonuç veriyor. Mazzola o kafa golünü attığı için pişman gibi! Salihamizdic'in ortasını İnter 65 defansı kafayla uzaklaştırıyor. Ceza alanı önüne düşen topu kaptan Effenberg gelişine harika bir vuruşla sol köşeden ağlara yolluyor. Uzun yıllar unutulmayacak bir gol bu...
İlk yarı sonucu İnter 1965 1-1 Bayern 2001
İkinci devreye İnter 65 aynı kadro ile geliyor. Bayern 01'de ise bir değişiklik var. Owen Hargreaves yerini Carsten Jancker'e bırakıyor. Bayern 01 böylece çift forvete dönmüş oluyor.
Dk 51: İkinci yarıya ilk yarının başlarında olduğu gibi hızlı başlayan taraf İnter 65 oluyor. Kazanılan kornerde defanstan çıkıp gelen Guerneri'nin kafası direkte patlıyor, ardından Kuffour topu uzaklaştırıyor.
Dk 57: Yine bir İnter 65 atağı ancak kalede Kahn var... Luiz Suarez'in serbest vuruşu Kahn'ın ellerinde eriyor...
Dk 63: Ve PENALTI! Bayern 01 sakin paslarla İnter 65 kalesine yaklaşıyor. Linke'nin uzun topunu Elber kafayla Jancker'in önüne indiriyor, önü boş olan Jancker topa tam vuracakken Picchi'nin müdahelesi ile yerde kalıyor. Ovrebo tereddütsüz penaltı diyor. Topun başına M. Scholl geçiyor, uzunca geriliyor, sert şutunu İnter 65 kalecisi Sarti kornere tokatlıyor. Bayern 01 öne geçme şansını kaybediyor.
Dk 69: Yine Jair ve yine Sagnol. Üst üste çalımlarla ilerleyen Jair'i çekerek düşüren Sagnol ikinci sarıdan oyundan atılıyor. Bayern 01'in tüm planları alt üst oluyor.
Dk 76: İki takımda aynı anda iki değişiklik yapıyor. Bayern 01'de oyundan çıkan M. Scholl oluyor, yerine giren ise Tarnat. Bayern 01 Sagnol'ün kırmızısından sonra biraz olsun önlem almış oluyor ancak bu atak organizasyonlarını şüphesiz etkiliyecek. İnter 65'te ise ilk değişiklik bu dakikaya kadar hiçbir varlık gösteremeyen Piero ile Misaro arasında oluyor.
Dk 82: Bayern 10 kişi kaldıktan sonra atakları kısırlaşıyor. İnter 65 bu dakikada oyuna sonradan giren Milani ile ceza sahası dışından kaleyi yokluyor ancak top çok az farkla dışarıya çıkıyor. Bayern 01 taraftarı rahat bir nefes alıyor.
Dk 88: Ve GOOL! Tam bütün taraftarlar maçın 1-1 bitmesini beklerken 10 kişilik Bayern 01 golü bir kontra atakla buluyor. İnter 65'in orta alanda Effenberg'e kaptırdığı top sağ kanatta Salihamidzic ile buluşuyor. İnter 65 savunmasını az adamla yakalayan Bayern 01'de Salihamidzic'in yerden pasında topu kalecinin sağından kaleye yuvarlayan Jancker oluyor. Müthiş bir sevinç var. Ottmar Hitzfeld kenardan sevinci kısa kesmeleri için elleriyla çabuk geri benzeri işaretler yapıyor.
Dk 90: Ve BAYERN 2001 Kupanın sahibi. Müthiş bir sevinç var. Takım taraftarına koşarken kaptan Effenberg gözyaşlarını tutamıyor. İnter 65 ise çkmüş vaziyette. Rakibi 10 kişi kaldıktan sonra öne geçme şansları varken bir kontra atakta kupayı kaybetmek onları yıkıyor adeta. Helenio Herrera sahanın kenarında dizlerinin üstüne çkmüş sahada olan biteni izliyor. UEFA başkanı elinde kupa ile geliyor ve kupayı Effenberg'in ellerine bırakıyor...
İnter 1965
GK 1 Giuliano Sarti ***
RB 2 Tarcisio Burgnich **
LB 3 Giacinto Facchetti ***
DM 4 Gianfranco Bedin **
CB 5 Aristide Guarneri ***
SW 6 Armando Picchi **
RW 7 Jair da Costa ****
FW 8 Sandro Mazzola (c) **** (Gol dk 30)
FW 9 Joaquín Peiró * (76') N. Milano **
CM 10 Luis Suárez **
CM 11 Mario Corso ***
Bayern Münih 2001
GK 1 Oliver Kahn ****
RWB 2 Willy Sagnol **
CB 4 Samuel Kuffour ***
CB 5 Patrik Andersson ***
CB 25 Thomas Linke ***
LWB 3 Bixente Lizarazu ****
CM 23 Owen Hargreaves ** (45') Jancker **** (Gol dk 88)
CM 11 Stefan Effenberg (c) ***** (Gol dk 43)
AM 20 Hasan Salihamidžić ****
AM 7 Mehmet Scholl *** (76') Tarnat **
CF 9 Élber Giovane ***
8 Nisan 2010 Perşembe
Football is a very simple game. For 90 minutes 22 men...
CL 9-10
17 Şubat 2010, Bayern Münih 2-1 Fiorentina || 9 Mart 2010, Fiorentina 3-2 Bayern Münih
Agg. 4-4
30 Mart 2010, Bayern Münih 2-1 Man Utd || 7 Nisan 2010, Man Utd 3-2 Bayern Münih
Agg. 4-4
Gary Lineker'e selam olsun.
3 Nisan 2010 Cumartesi
Schalke 04 vs Bayern Münih || 2001-2002

Bugün 16.30'da Veltins-Arena'da (Arena Auf Schalke) Schalke 04 ve Bayern Münih, kazananın 'şampiyonluk yolunda' ilerleyeceği bir karşılaşmaya çıkacaklar. Şimdilik Schalke 04 Bayern'in 2 puan önünde. Şüphesiz Schalke kendi evinde kazanması halinde 5 puan öne geçecek ve büyük bir avantaj elde edecek.
Şimdi biz bu iki takımın 2001-2002 Bundesliga'da yine Veltins Arena'da oynadıkları bir maça gideceğiz.
O sezon ligin en iyi takımı zaten şampiyon da olan Borussia Dortmund'du... Fakat 2001-2002 sezonunun 19. haftasında oynanacak olan Schalke - Bayern maçı özellikle Dortmund ile arasında 1 puan fark olan Bayern açısından çok önemliydi. Schalke ise 4. sıradaydı ve yarıştan bir hayli uzak kalmıştı. Bu maçtan önce Schalke'nin tek avantajı kendi evinde oynuyor oluşuydu. Otoriteler Bayern'i favori gösteriyordu. Fakat işler çok ilginç ve beklenmediği gibi gitmişti... İlk yarıda bir dakika içinde Mpenza ve Sand ile gelen goller ile Schalke soyunma odasına 2-0 önde gitmişti... Maç sonunda ise tabelada yazan skor tarihe geçiyordu;
Schalke 5 - 1 Bayern Münih
Goller : Mpenza - Sand- Böhme - Van Hoogdalem - Oude Kamphuis (Schalke) | Mehmet Scholl (Bayern).
Ve Maçın Golleri:
Bu Skor halen iki takım arasında ligde oynanan son 30 maçın en gollü olanı... Ayrıca belirtelim, yine 1973-1974 sezonunda Bayern Münih'in Schalke'yi 5-1 yendiği maçın rövanşı olarak görülmüştü bu maç bittiğinde. 'İntikam alındı' dahi denmişti... Ve yine aynı sezonda (73-74) Schalke'nin ev sahibi olduğu maçında 5-5 bittiğini de söyleyelim. O maçı da şuradan izleyebilirsiniz.
Son olarak bugün 16:30'da başlayacak olan maçın muhtemel kadroları : @Kicker
Bayern Münih
Neuer (1) - Rafinha (18), Höwedes (4), Bordon (5), Westermann (2) - Kluge (12), Rakitic (10) - Farfan (17), Schmitz (21) - Kuranyi (22), Edu (9)
Trainer: Magath
Schalke 04
Butt (22) - Lahm (21), van Buyten (5), Demichelis (6), Badstuber (28) - Robben (10), van Bommel (17), Schweinsteiger (31), Ribery (7) - Gomez (33), Olic (11)
Trainer: van Gaal
30 Mart 2010 Salı
Bayern Münih - Manchester United

Bu gece Münih'te oynanacak Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali öncesinde geçmişe gidilecek, anılar Bayern Münih'li ve Manchster United'lı taraftarları alıp 1999 yılına, Nou Camp'a götürecek...
11 Yıl geçti Dramatik Finalin üstünden...
Bir dakika içinde Almanlar için kaçan bir Şampiyonlar Ligi Kupası, ya da bir dakika içinde İngilizlerin aldığı Şampiyonlar Ligi Kupası, artık hangisi tercih ederseniz...
Düşünün, o gece bir Bayern Münih taraftarısınız, Nou Camp'ta maçı izliyorsunuz... Maçın hemen başında Basler frikikten yazıyor, öne geçiyorsunuz... İkinci yarıda Scholl ve Jancker'in toplarının direkte patladığını görüyorsunuz. Takımınız sahanın tek hakimi, siz tribünde oyuncular sahada seramoni ve kupanın hayallerine dalmış gidiyorsunuz. Son bir dakika... Ve tüm hayaller bitiyor, kırmızılar kupaya uzanıyor...
2001 yılında aynı kupanın tekrar kazanılması dahi 1999'un acısını unutturamıyor...
S. Effenberg'in gece sonunda söylediği sözler işin özeti;
" Doping kontrolü için takımdan beni seçmişlerdi. Gitmem gereken yere doğru giderken Sheringham ve Solskjaer ile karşılaştım. Biz üzüntüden sarhoştuk, onlar kupa nedeniyle sarhoştu... Doping kontrolü bitti, tüm takım arkadaşlarım gitmişti, stadın ışıkları sönmüştü, ben de stadı bırakıp giderken yanımdan elinde kupayla geçen Beckham'ı gördüm... İşte o anda Tanrı'ya yemin ettim. Böyle bir şans yakalarsam bir daha kaçırmayacağım diye... 2001'de aynı kupa benim elimdeydi ancak 1999'u hiç unutmadık..."
Kimse Unutmadı... Bu gece binlerce Bayern'li akıllarındaki o dramatik finalle Manu'ya karşı takımlarını izleyecekler...
Manchester United - Bayern Munich Final 1999
Son olarak bu geceki maçın muhtemel kadroları:
Bayern : Hans-Joerg Butt - Daniel van Buyten, Martin Demichelis, Philipp Lahm, Holger Badstuber - Franck Ribery, Mark van Bommel, Thomas Mueller, Danijel Pranjic - Miroslav Klose, Ivica Olic
ManU: Edwin van der Sar - Gary Neville, Rio Ferdinand, Nemanja Vidic, Patrice Evra - Nani, Darren Fletcher, Paul Scholes, Park Ji-Sung - Wayne Rooney, Antonio Valencia.










