Bu sezon Roma, Milan, Udinese, Inter, Napoli ve Lazio'nun içinde bulunduğu Serie A'nın şuanki ilk 6 sırada bulunan takımlarına karşı büyük bir başarı gösteren Juventus, bu ekiplere karşı oynadığı mücadelelerde sadece 3 kez yenildi. Genel puan durumunda ilk beşte yer alamayan Torino ekibi, ligin sadece saydığımız bu ekiplernden oluştuğunu düşündüğümüzde liderliği bir anda ele geçiriyor. Bu durumda da Juventus'un örneğin Bari gibi küçük ve güçsüz ekiplere karşı kaybettiği puanların başarısızlığın temel faktörü olduğunu da görmüş oluyoruz.
Serie A'da ilk altı sırada yer alan ekiplere karşı daha büyük bir motivasyon ile sahada yer alan Juventus, bu maçlarda gerekli puanları toplamayı başarırken, son 13 sıradaki ekiplere oldukça kolay puanlar kaybederek üst sıralardaki hedeflerinden de kopmuş oldu.
Genel puanlamada 7. sırada bulunan Juventus, bahsedilen ilk altı sıradaki rakiplerine karşı göstermiş olduğu bu motivasyon ve başarıyı eğer alt sıralardaki ekiplere karşı da gösterebilmiş olsaydı, daha üst sıralarda, hatta şampiyonluğa dahi oynayabilmesi mümkün olabilirdi. (Juventus sadece ilk 7 takımın yer aldığı puan tablosunda ilk sırada yer alıyor.)
Üst sıralardaki 6 takımdan Eylül ayında ilk olarak Udinese ile karşılaşan Juventus, rakibini deplasmanda 4-0 yenmişti. Ardından Inter ile deplasmanda 0-0 berabere kalarak yenilmeyen Juve, diğer Milano ekibi Milan'ı yine deplasmanda 2-1 yenmeyi başarmıştı.
Kasım'da Roma ile evinde 1-1 berabere kalan Juventus, 2010'un son günlerinde Lazio'yu deplasmanda yenmiş ve iki Roma ekibine de yine kaybetmemişti. Ardından Roma, Napoli ve Udinese'ye üst üste maçlar kaybeden Juventus, Inter'i bu kez yine kendi evinde mağlup etmeyi başarmıştı.
















Serie A kariyeri ise Atalanta ile başlar. 26 maça çıkıp 5 gol atar. Avrupa'dan teklifler almaya başlar. Birçok teklifin içinden tercihini Valencia'dan yana kullanarak yarasa olur Lucarelli. Aradığı ortamı ve başarıyı burada bulamaz. Valencia'da sadece 1 gol atabilir. Artık tek istediği evine dönebilmek ve gollerine devam etmektir. 1999 yılında İtalya'dan Lecce, ona kapılarını açan kulüp olur. Burada 2 sezon kalır ve 59 maçta 27 gol atmayı başarır. 2001-2003 yılları arasında da Torino da oynar. Bu yıllarda aklında çocukluk aşkı olan Livorno vardır. Lecce ve Torino'da oynadığı yıllarda cezalı veya sakat olduğu dönemlerde Livorno tribünlerinde yerini alır. 2003-2004 sezonunda yeniden Torino ile kontrat yenilemek üzereyken büyük aşkı Livorno ona bir transfer teklifinde bulunur. Bu teklif Torino'nun ona önerdiğinden daha az bir tekliftir ancak Lucarelli hiç düşünmeden kabul eder. Bu davranışı Livorno taraftarları tarafından bir numaralı isim olarak görülmesini sağlar. Lucarelli Livorno'ya transferini şöyle anlatır: '' Bazı oyuncular kazandıkları paralar ile kendilerine Ferrari ya da yat alabilirler. Ben ise gidip kendime Livorno forması aldım hepsi bu''. Lucarelli artık takımı için tribünde değil, çocukluktan beri hayalini kurduğu gibi sahada mücadele edecektir. Forma numarası olarak tribün gruplarından 'Otonom' ların kuruluş yılı olan (99) numarayı tercih ederek tribünlere bağlılığını bir kez daha gösterir. Takımı arkadaşları ile beraber Serie A'ya taşırken 29 gol atar. Serie A'da ilk yılında gol kralı olur ve golcülüğünü yine kanıtlar. Livorno artık kaptanını bulmuştu ve tribünler onun adını ağızlarından düşürmüyorlardı. Kaptan Lucarelli o yıllar sadece oynadığı futbol ile alkış almaz. Okullardaki panellere katılıp Futboldaki ırkçılığı anlatır. Oynadığı gerilimli bir maçta sol yumruğu ile verdiği komünist selamı federasyondan ceza almasına neden olur. Hem de faşist selamı veren Di Canio'dan daha fazla. Acak bu durum onun siyasi görüşünü hiçbir zaman değiştirmez. Kariyerinde attığı gollerin yarısını Livorno'da atan Lucarelli, Kadife forma ile çıktığı her maçta taraftarın kızıl gücünü kalbinde hissedip oynadı. Kulübü ile özdeşleşti. Herkesin futbolu Livorno forması altında bırakacağını düşündüğü bir anda Lucescu'lu Shakhtar'da tarnsfer oldu. Taraftarlar öksüz kalsa da ona olan sevgilerini hiçbir zaman kaybetmediler ve kaptanlarının birgün döneceklerini biliyorlardı. Ukrayna'da sadece 12 maça çıkıp 4 gol attı ve İtalya'ya, Parma'ya döndü. Burada 43 maçta 16 gol attı ve 2009'da evine, yani Livorno'ya döndü. Belki şimdi ona sorsanız keşke hiç Ukrayna'ya gitmeseydim diyecektir. Fakat Livorno'nun bayrağı Lucarelli, sahada dalgalanmaya devam ediyor...














