4 Eylül 2009 Cuma

Novantanove Numero (99 Numara)

Gündemin sıcak konusu hiç şüphesiz oynanacak olan Adana Demirspor-Livorno maçı. Bende bu maça kayıtsız kalmak istemedim. Fakat maçtan daha çok Livorno'nun bayrağı hakkında birşeyler karalamak istedim. Bashettiğim kişi tabii ki Lucarelli.
1975 yılında bir Liman İşçisinin oğlu olarak doğdu. Çocukluk yaşlarında yaşadığı kesimin zorluklarını görüp bunu tadınca daha sonradan 'ben doğuştan komünistim' demekten kendini alamamıştı. Siyasi düşüncelerinin merkezi olarak çocukluk yıllarında yaşadığı noksanlıkları gösterdi Lucarelli. Gençlik yıllarında siyasi görüşlerinin yanında içinde bambaşka bir aşk doğar Lucarelli'nin. Mahalle arkadaşları ile birlikte gittiği maçlarda tribünden Livorno'ya hayran olur. Fakat bu işe seyrici kalmak ona göre değildir. Daha çok gençken kendisini futbol sahalarında hayal etmeye başlamıştır bile. Hiç zaman kaybetmez, meşin yuvarlak ile birlikte hayallerinin peşinden koşmaya başlar. Bir yandan Livorno tribünlerinde tezahüratlarına devam ederken bir yandan da futbol oynamaya devam eder. Birkaç yıl altyapıların farklı yaş gruplarında oynadıktan sonra 17 yaşında profosyonel yaşamına başlar. Ardından ilk transferi olan Perugia, Serie B'ye yükselirken sadece 7 maça çıkar. İçindeki futbol oynama aşkı nedeni ile daha çok forma şansı bulmak için yine Serie B takımlarından Cosenza'ya geçer. Burada arzuladığı ortamı fazlasıyla bulur ve 32 maça çıkıp 15 gol atmayı başarır. Ertesi sezonu Padova'da geçirir ve orada da Cosenza'dakine benzer bir performans ile 34 maçta 18 gol atar. Bu iki sezonluk güzel Serie B performansı hemen Serie A takımlarının dikkatini çeker. Daha Serie B'de oynadığı yıllarda milli takımda oynamaya başlar. 1996 yılında oynadığı bir milli maçtan attığı golden sonra formasının altından 'Che' resmi çıkınca milli takım kariyeri de son bulur. Fakat daha sonra 'Benim milli takımım Livorno'dur' diyerek doğduğu şehre olan aşkını bir kez daha duyurur cümle aleme.
Serie A kariyeri ise Atalanta ile başlar. 26 maça çıkıp 5 gol atar. Avrupa'dan teklifler almaya başlar. Birçok teklifin içinden tercihini Valencia'dan yana kullanarak yarasa olur Lucarelli. Aradığı ortamı ve başarıyı burada bulamaz. Valencia'da sadece 1 gol atabilir. Artık tek istediği evine dönebilmek ve gollerine devam etmektir. 1999 yılında İtalya'dan Lecce, ona kapılarını açan kulüp olur. Burada 2 sezon kalır ve 59 maçta 27 gol atmayı başarır. 2001-2003 yılları arasında da Torino da oynar. Bu yıllarda aklında çocukluk aşkı olan Livorno vardır. Lecce ve Torino'da oynadığı yıllarda cezalı veya sakat olduğu dönemlerde Livorno tribünlerinde yerini alır. 2003-2004 sezonunda yeniden Torino ile kontrat yenilemek üzereyken büyük aşkı Livorno ona bir transfer teklifinde bulunur. Bu teklif Torino'nun ona önerdiğinden daha az bir tekliftir ancak Lucarelli hiç düşünmeden kabul eder. Bu davranışı Livorno taraftarları tarafından bir numaralı isim olarak görülmesini sağlar. Lucarelli Livorno'ya transferini şöyle anlatır: '' Bazı oyuncular kazandıkları paralar ile kendilerine Ferrari ya da yat alabilirler. Ben ise gidip kendime Livorno forması aldım hepsi bu''. Lucarelli artık takımı için tribünde değil, çocukluktan beri hayalini kurduğu gibi sahada mücadele edecektir. Forma numarası olarak tribün gruplarından 'Otonom' ların kuruluş yılı olan (99) numarayı tercih ederek tribünlere bağlılığını bir kez daha gösterir. Takımı arkadaşları ile beraber Serie A'ya taşırken 29 gol atar. Serie A'da ilk yılında gol kralı olur ve golcülüğünü yine kanıtlar. Livorno artık kaptanını bulmuştu ve tribünler onun adını ağızlarından düşürmüyorlardı. Kaptan Lucarelli o yıllar sadece oynadığı futbol ile alkış almaz. Okullardaki panellere katılıp Futboldaki ırkçılığı anlatır. Oynadığı gerilimli bir maçta sol yumruğu ile verdiği komünist selamı federasyondan ceza almasına neden olur. Hem de faşist selamı veren Di Canio'dan daha fazla. Acak bu durum onun siyasi görüşünü hiçbir zaman değiştirmez. Kariyerinde attığı gollerin yarısını Livorno'da atan Lucarelli, Kadife forma ile çıktığı her maçta taraftarın kızıl gücünü kalbinde hissedip oynadı. Kulübü ile özdeşleşti. Herkesin futbolu Livorno forması altında bırakacağını düşündüğü bir anda Lucescu'lu Shakhtar'da tarnsfer oldu. Taraftarlar öksüz kalsa da ona olan sevgilerini hiçbir zaman kaybetmediler ve kaptanlarının birgün döneceklerini biliyorlardı. Ukrayna'da sadece 12 maça çıkıp 4 gol attı ve İtalya'ya, Parma'ya döndü. Burada 43 maçta 16 gol attı ve 2009'da evine, yani Livorno'ya döndü. Belki şimdi ona sorsanız keşke hiç Ukrayna'ya gitmeseydim diyecektir. Fakat Livorno'nun bayrağı Lucarelli, sahada dalgalanmaya devam ediyor...

0 YORUM:

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Barbarossa. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan