Arsene Wenger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arsene Wenger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2014 Çarşamba

Wenger bazen 12'den vurdu, bazen de karavana...


1996 yılında Arsenal'in başına geçen Arsene Wenger, takıma çok önemli yetenekleri kattığı gibi, bazı yanlış transferler de yaptı. Goal ekibi Fransız teknik adamın bu transferlerini değerlendirdi.

KALECİ

Arsene Wenger'in yaptığı en iyi kaleci transferi seçmek çok zor değil.Fransız teknik adam görev süresi boyunca 12 kaleci ile anlaşmaya vardı. Bunların içinden en çok bilinenleri örnekleri ise Wojciech Szczesny,Richard Wright, Guillaume Warmuz ve Rami Shaaban gibi isimler.

Bu oyuncuların arasında Jens Lehmann gerçek bir başarı öyküsüdür. Arsenal ile ligde 38 maçın hepsinde oynayan ve harika bir sezon gerçirdi Lehmann yalnızca 28 gole izin verdi.

En kötü kaleciye baktığımız da ise Manuel Almunia'yı söyleyebiliriz. 6 milyon poundda takıma gelen Almunia, 175 maça çıktı ancak Arsenal taraftarını hiçbir zaman mutlu edemedi.   


DEFANS

Lauren, altı lig maçını kaçırmasının ardından Arsenal ile harika bir sezon geçirmişti. Sakatlıkları Arsenal'deki kariyerini engelse de Lee Dixon'ın emekli olmasının ardından performansını arttırdı.

Wenger'in en iyi transferlerinden bir diğeri ise Sol Campbell. Kolo Toure ile çok iyi bir ilişkisi olan Campbell, Lauren ile Arsenal'in ligi domine ettiği yılların en önemli oyuncusu oldu.

Bir başka isim Emanuel Eboue, takım ile başarılar elde edemedi ancak bazı taraftarlar onu 2008 Aralık'ında oyuna sonradan dahil olduğu Wigan maçında yaptıklarıyla özetliyor. Eboue o maçta Nasri'nin sakatlanmasının ardından oyuna girmiş ve oynadığı kötü oyunla maçın sonlarına doğru tekrar kenara gelmişti.

Wenger'in kötü transferleri arasında Phillippe Senderos ve Sebastien Squillaci'yi de sayabiliriz. 


ORTA SAHA

Patrick Vieira, Wenger'in transferleri arasında en çok eleştirilen isimlerdendi.

1996 yılında Milan'dan 3.5 milyon pounda Premier Lig ekibine transfer olan Vieira, Arsenal ile toplam üç lig, dört FA Cup şampiyonluğu elde etti. Vieira ayrıca İspanyol oyuncu Cesc Fabregas'ın gelişimine de büyük katkı yaptı.

Robert Pires ise Arsenal'in yıldız eksikliğini kapattı ve Ashley Cole ve Thierry Henry arasındaki bağlantıyı sağladı.

Denilson da Arsenal'e geldiğinde 17 yaş altı Brezilya milli takımına kaptanlık ediyordu. İngiltere'de geçirdiği yedi sezonun ardından ülkesine geri döndü.

Amaury Bischoff ise Wenger için tam bir kumar oldu.  


FORVET

Birçok kaleci, en iyi golcü tercihi basittir. Thierry Henry, Arsene Wenger'in muhtemelen yaptığı en iyi transfer olabilir.

377 maçta 228 gol atan Henry, kulübün en golvü ismi. Fransız oyuncu ayrıca oynadığı ilk şampiyonada 26 gol 11 asistlik performans sergiledi.

En kötü golcüyü seçmek ise bu kadar basit değil. Marouane Chamakh, Kaba Diawara, Nicklas Bendtner ve Jeremie Aliadiere gibi oyuncular belki söylrnebilir ancak en kötüsü dersek Francis Jeffers'ı seçmek zorundayız. 


Kolo Toure, Sol Campbell'ın yerini alma konusunda biraz şanssızdı. Takımda en iyi seviyeye çıkamadığı yedi senenin ardından 14 milyon pounda Manchester City'e satıldı.

Nicolas Anelka, Wenger'in karlı transferlerinden oldu ve oynadığı 1998-99 sezonunda 19 gole imza attı.

Wenger'in ilk transferlerinden olan başka isim ise Marc Overmans 1997 yılında 6 milyon pounda transfer oldu. Overmans kulüp tarihinin en iyi 12 oyuncusu arasında.

Andre Santos ise formunda hep tutarsızlık yaşadı ve birçok taraftarı ona sırtını döndü. 

15 Ağustos 2010 Pazar

Liverpool maçı öncesinde; Arsene Wenger'in farkı ve Sabır.




Arsene Wenger artık Arsenal ile özdeşleşti. Onun önce Highbury, sonra Arsenal ile karşılaşması ilk görüşte bir aşk gibi. Ekim 1949′da Strasbourg’da doğan Arsene Wenger’in mirası, Kuzey Londra’da küçük bir köşede başka bir boyut kazandı. Ve 10 yılı aşkın bir süredir onu farklı kıldı. Peki neden?

Benim gözümde iyi bir teknik direktörün özelliklerini şöyle sıralayabiliriz;

-Genç yetenekleri keşfetmek ve onları hazırlayıp birer yıldıza dönüştürmek,

-Elindeki oyunculara en iyi şekilde uyan taktiği bulup onu geliştirmek,

-Sağlam bir görünüm ve karakter,

-Ve bunların ışığında çok iyi bir stratejinin yanında zamanla bu uygulamaların meyvesi olan şampiyonluğu takıma kazandırabilmek.

Benim aklıma Premier Lig'de tüm bunları barındıran iki teknik direktör geliyor; Wenger ve Ferguson...

Öncelikle her teknik direktörden farklı bir düşünce yapısına sahip olması onu farklı kılan. Hatta Wenger‘in bu düşünce yapısı İngiliz futbolunda bir devrim niteliğinde… Bunlar hangi düşünceler?

Yetenek keşfetmek ve onu yıldız yapmak bir sanatsa, Wenger bunu en iyi icra edenlerden. Arsenal’in daha önce adı sanı duyulmayan genç yetenekler ile birşeyler yapmaya çalışması, daha sonra da bu isimlerin birer yıldız olması herkesi şaşkına çeviriyor. Wenger oyuncu yetiştirmekten zevk alıyor ve Theo Walcott ve benzeri gençlerin Arsenal’i tercih etme sebeplerinden biri de bu…

Beslenme futolcu performansı üzerinde en büyük etkenlerden bir tanesi. Euro 96‘da İngiltere milli takımına hazırlanan yemek listesini (domates çorbası, makarna ve tost) görünce İngilizlerin bu işten anlamadığı ortaya çıkıyor. Wenger geldikten sonra ise işler sadece Arsenal’de değil, onun getirdiği model ile tüm İngiltere’de değişti. Wenger göreve başladıktan sonra Arsenal’li futbolcular karşılarında idrar tahlillerinin bile gösterildiği çizelgeler buldular. Gelen başarılarda Wenger’in beslenme konusundaki çalışmaları çok etkili oldu.

Herşeyin ve her konun uzmanı ile çalışmak… Bu Arsene Wenger’in büyük önem verdiği bir konu. Kondisyoner, Refleksolojist, masör, osteopat ve hatta berber… Bunların hepsi Arsenal’de Wenger sayesinde mevcut.

Arsenal'in birkaç yıl önce yaşadığı günlerdeki başarının kaynağı yine pırıl pırıl gençlerdi. 1998 yılında kazanılan şampiyonluktan sonra 'cömert' ve 'istikrarlı' çalışmalar sonucunda Arsenal double yapmayı başardı. Arsenal için şimdi çıkış yolu yine o yıllarda olduğu gibi 'sabır' ve Fabregas önderliğinde sahip olunan gençler. 

Alex Song'dan yeni bir Patrick Vieira yaratılırsa, yine birkaç sezon içinde Vermealen'den, Walcott'tan, Djourou'dan, Merida'dan ve diğer parıldayan gençlerden hepsine son şampiyon olunan yıldan birkaç sezon önce gösterilen ve meyvesi şampiyonluk olan 'sabır'dan gösterilirse çok istenen şampiyonluk belki hemen değil ama önümüzdeki yıllarda mutlaka gelecektir.

Geçen Yıl (2009-2010) yeni bir yapılanma içinde elde edilen lig üçüncülüğü ve Şampiyonlar Ligi'nde oynanan çeyrek final kimilerine göre bir başarı ancak Wenger'i dahi tatmin etmiş değil. " Ana hedef her zaman lig şampiyonluğu olmalı " diyor Wenger. Ve ekliyor " Geçen yıl yeni yapılanma ile birlikte gelen lig üçünülüğü ve şampiyonlar Ligi çeyrek finali dışarıdan bakıldığında evet bir başarı ancak beni pek tatmin ettiği söylenemez. " Wenger için bu sezon yeni imzaladığı üç yıllık kontrat ile beraber belki de tatmin edici olacaktır. 

Arsenal'in ve Wenger'in tarzı bu... Chelsea çok paralar harcayıp şampiyonluğu elde edebilir (ki Arsenal'in böyle bir şansı yok) ama Arsenal bu saydıklarımı yapıp tekrardan zirveye oturduğunda bu daha anlamlı bir hal alacak. Kaldı ki bu kılıfı Arsenal'in kültürü Arsene Wenger'e giydirmiştir. Sırf bu yüzden futbolu birazcıkta olsa bilen Arsenal taraftarı ve kulüp üst yöneticileri Wenger'den asla vazgeçmeyecektir. Ve O, yeniden (halen öyle fakat takım gelişme sürecinde) 'benzersiz' olacaktır.

Umarım her yönüyle fark yaratan Wenger gibi futbol adamları futbolun çoğu zaman monoton giden durumundan hiç eksik olmazlar…

Son olarak bugün 18:00'da (EPL 1. hafta) Liverpool - Arsenal maçının muhtemel kadroları ve birkaç not. 

15.8.2010

Stad: Anfield, 18:00
 
Son maç:
Liverpool 1 Arsenal 2

Hakem: M Atkinson

--->Liverpool Bugün Arsenal'i yendiği takdirde Lig tarihindeki 2000. galibiyetine ulaşmış olacak. 

--->Son 18 maçta Liverpool Arsenal'i sadece 3 kez yenebilmiş.

--->Son 7 yılda sezonun ilk maçlarında Liverpool sadece 2 kez kazanabilmiş.

--->Liverpool bu sezon tüm kombinelerini satabilmiş değil. Bunun nedeni taraftarın kulübün sahiplerine yönelik bir protestosu olduğu kesin gibi.


+

The Joy of Six: great Liverpool v Arsenal moments and matches (guardian.co.uk)


+

R. Fowler'ın 28 Ağustos 1994'te Arsenal ağlarına 272 saniyede bıraktığı 3 gol...





27 Şubat 2010 Cumartesi

Wenger Neden Farklı ?


Arsene Wenger artık Arsenal ile özdeşleşti. Onun önce Highbury, sonra Arsenal ile karşılaşması ilk görüşte bir aşk gibi. Ekim 1949′da Strasbourg’da doğan Arsene Wenger’in mirası, Kuzey Londra’da küçük bir köşede başka bir boyut kazandı. Ve 10 yılı aşkın bir süredir onu farklı kıldı. Peki neden?

***

Öncelikle her teknik direktörden farklı bir düşünce yapısına sahip olması onu farklı kılan. Hatta Wenger‘in bu düşünce yapısı İngiliz futbolunda bir devrim niteliğinde… Bunlar hangi düşünceler?

***

Yetenek keşfetmek ve onu yıldız yapmak bir sanatsa, Wenger bunu en iyi icra edenlerden. Arsenal’in daha önce adı sanı duyulmayan genç yetenekler ile birşeyler yapmaya çalışması, daha sonra da bu isimlerin birer yıldız olması herkesi şaşkına çeviriyor. Wenger oyuncu yetiştirmekten zevk alıyor ve Theo Walcott ve benzeri gençlerin Arsenal’i tercih etme sebeplerinden biri de bu… 

***

Beslenme futolcu performansı üzerinde en büyük etkenlerden bir tanesi. Euro 96‘da İngiltere milli takımına hazırlanan yemek listesini (domates çorbası, makarna ve tost) görünce İngilizlerin bu işten anlamadığı ortaya çıkıyor. Wenger geldikten sonra ise işler sadece Arsenal’de değil, onun getirdiği model ile tüm İngiltere’de değişti. Wenger göreve başladıktan sonra Arsenal’li futbolcular karşılarında idrar tahlillerinin bile gösterildiği çizelgeler buldular. Gelen başarılarda Wenger’in beslenme konusundaki çalışmaları çok etkili oldu.

***

Herşeyin ve her konun uzmanı ile çalışmak… Bu Arsene Wenger’in büyük önem verdiği bir konu. Kondisyoner, Refleksolojist, masör, osteopat ve hatta berber… Bunların hepsi Arsenal’de Wenger sayesinde mevcut. 

***

Umarım her yönüyle fark yaratan Wenger gibi futbol adamları futbolun çoğu zaman monoton giden durumundan hiç eksik olmazlar…
***


30 Ocak 2010 Cumartesi

Arsene Wenger 'yeniden' benzersiz olabilir mi?


Arsene Wenger görevden alınmalı mı? Soru çok saçma çünkü bu pek mümkün görünmüyor. Bunu Arsenal'in şuanki durumunu görüp dile getirenler var ancak 2004'te Arsenal'i Premier Lig'de 'namağlup' şampiyon yapan da Wenger'di. 

***

Benim gözümde iyi bir teknik direktörün özelliklerini şöyle sıralayabiliriz;

-Genç yetenekleri keşfetmek ve onları hazırlayıp birer yıldıza dönüştürmek,

-Elindeki oyunculara en iyi şekilde uyan taktiği bulup onu geliştirmek,

-Sağlam bir görünüm ve karakter,

-Ve bunların ışığında çok iyi bir stratejinin yanında zamanla bu uygulamaların meyvesi olan şampiyonluğu takıma kazandırabilmek. 

***

Benim aklıma Premier Lig'de tüm bunları barındıran iki teknik direktör geliyor; Wenger ve Ferguson...

***

Arsene Wenger (Ferguson dışında) diğer meslektaşlarından daha farklı bir ortamda yaşıyor. Manu'nun Ferguson'a yıllardır duyduğu güvenin bir benzerini de Arsenal Wenger'e duyuyor. Yine benzer bir şekilde Manu'nun yirmiyi aşkın sezondur Ferguson ile kazandığı kupaların yanında, geçirdiği kötü bir kaç sezonun benzerini Wenger ile Arsenal yaşıyor olabilir. Sabır her zaman için işin ilacı. Belki de o kötü geçen birkaç sezonda Ferguson'un artık gitme vaktinin geldiğini söyleyenler mutlaka olmuştur. Tıpkı şimdi Wenger'in artık gitmesi gerektiğini söyleyenler olduğu gibi.

***

Arsenal'in birkaç yıl önce yaşadığı günlerdeki başarının kaynağı yine pırıl pırıl gençlerdi. 1998 yılında kazanılan şampiyonluktan sonra 'cömert' ve 'istikrarlı' çalışmalar sonucunda Arsenal double yapmayı başardı. Arsenal için şimdi çıkış yolu yine o yıllarda olduğu gibi 'sabır' ve Fabregas önderliğinde sahip olunan gençler. 

***

Alex Song'dan yeni bir Patrick Vieira yaratılırsa, yine birkaç sezon içinde Vermealen'den, Walcott'tan, Djourou'dan, Merida'dan ve diğer parıldayan gençlerden hepsine son şampiyon olunan yıldan birkaç sezon önce gösterilen ve meyvesi şampiyonluk olan 'sabır'dan gösterilirse çok istenen şampiyonluk belki hemen değil ama önümüzdeki yıllarda mutlaka gelecektir. 

***

Arsenal'in ve Wenger'in tarzı bu... Chelsea çok paralar harcayıp şampiyonluğu elde edebilir (ki Arsenal'in böyle bir şansı yok) ama Arsenal bu saydıklarımı yapıp tekrardan zirveye oturduğunda bu daha anlamlı bir hal alacak. Kaldı ki bu kılıfı Arsenal'in kültürü Arsene Wenger'e giydirmiştir.  Sırf bu yüzden futbolu birazcıkta olsa bilen Arsenal taraftarı ve kulüp üst yöneticileri Wenger'den asla vazgeçmeyecektir. Ve O, yeniden (halen öyle fakat takım gelişme sürecinde) 'benzersiz' olacaktır.

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Barbarossa. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan