Şampiyonluklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şampiyonluklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2009 Pazartesi

FC Bordeaux Ligue 1 Şampiyonu

Lyon ara verdi...



31 Mayıs 2009 Pazar

FA Cup & DFB Pokal

Ada'da Chelsea Şampiyonlar Ligi ve Premier Lig'de yaşadığı hayal kırıklıklarından sonra en prestijli kupa olarak görülen FA Cup'ı almayı başardı. Lampard'ın çok sert ve isabetli bir şutla attığı gol ise görülmeye değer gerçekten.


Almanya'da Werder Bremen Bundesliga'yı haftalar önce bırakmış ve Uefa Kupası'na odaklanmıştı. Fakat finalde Ukraynalılara kaybedince onlar tek hedeflerinin artık Almanya Kupası olduğunu söylemişlerdi. Nihayetinde bunu başardlılar ve kupanın sahibi oldular.

08-09 Şampiyonu Beşiktaş JK



28 Mayıs 2009 Perşembe

Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Barcelona


Ne yalan söyleyeyim aslında ne Manu'ya nede Barca'ya bir sempati duymuyorum. Barcelona alsın istedim sadece kupayı ki bunun nedeni de İngiliz takımlarını sevmemem ve Manu'nun üst üste iki kez kupayı almasını istemememdi. Maç içinde herkes kendini bir takıma yakın hissetmiştir muhtemelen. Benim gibi her iki takıma karşı sempati duymayanlar bile. Benim ataklarının gol olmasını istediğim takım Barca oldu haliyle. Bu güzel oyuna kayıtsız kalmak imkansız arkadaş. Zaten sezon başından beri harika futbol oynuyorlardı, şimdi bunuda süslemiş oldular.


Ronaldo'nun cılız birkaç şutu ile beraber Manu bastırıyor gibi göründü başlarda, daha sonra İniesta yine topu ceza alanına kadar getirip, Eto'o'nunda pis burun ile topu ağlara göndermesi ile daha o andan sonra şampiyonun Barcelona olacağı besbelliydi. Golü atan Katalanlar daha sonra çok sakin ama kontrollü, orta alanda o bilindik paslarını yaparak oynamaya devam ettiler. Bu anlarda tribünlerdeki İngiliz taraftarlarının çıldırmış olmaları muhtemel. Filmin sonrasında ise ufacık boyu ile Xavi'nin muzuna kafayı vuran Messi durumu 2-0 yapınca tribünler daha o andan itibaren kutlamalara başlıyordu. Her pastan sonra çekilen 'oley' ler, atılan konfetiler...


Ronaldo-Messi kapışması maçtan haftalar önce konuşulmaya, tartışılmaya başlamıştı. Bu sorunun cevabı sadece bu maç baz alınarak 'Messi daha iyi' olamaz elbette. Bu maç için söylenecek tek şey Ronaldo'nun antipati topladığıdır. Hırsından dolayı yapıyor bu hareketleri tabii ama pek hoş görünmüyor televizyon karşısında. Puyol ile yaşadıkları buna bir örnek mesela. Fakat işte tüm bunlar onun Messi'den daha kötü olduğunu göstermez. Messi ondan bu maç için çok daha iyiydi sadece. Ya da şöyle diyelim; Ronaldo iyi olabilirdi ama çevresi kötüydü. Arkadaş çevresi yani...


Son düdük daha gelmeden Roma'da Katalunya marşları söylenmeye başlamıştı bile. Acayip haz aldık Barca'nın oyunundan. Ancak şimdi herkesin yaptığı 'yüzyılın takımı Barca' gibi abartılı yorumları yapmak istemiyorum, ayrıca abartılıda buluyorum. Maç sonunda Manu cephesinde vasatı aşan bir futbolcu bile yoktu bence. Barca'da ise herkes iyi oynadı. Rıdvan ve ben Pique'ye hayran kaldık zaten. Xavi ve İniesta Barca'yı taşıdılar nihayetinde maçın adamıda Xavi oldu. Söylenecek tek söz kalıyor oda Barca'yı tebrik etmek. Tebrikler Barcelona...



Barcelona: Valdes, Puyol, Toure Yaya, Pique, Sylvinho, Xavi, Busquets, Iniesta (Pedrito 90), Messi, Eto'o, Henry (Keita 72).
Subs Not Used: Pinto, Caceres, Muniesa, Gudjohnsen, Bojan.

Booked: Pique.

Goals: Eto'o 10, Messi 70.

Man Utd: Van der Sar, O'Shea, Ferdinand, Vidic, Evra, Anderson (Tevez 46), Carrick, Giggs (Scholes 75), Park (Berbatov 66), Ronaldo, Rooney.
Subs Not Used: Kuszczak, Rafael Da Silva, Evans, Nani.

Booked: Ronaldo, Scholes, Vidic.

Att: 72,700

Ref: Massimo Busacca (Switzerland).

24 Mayıs 2009 Pazar

Şampiyon Wolfsburg


Ligin ilk yarısı bittiğinde sanırım kimse Wolfsburg'un şampiyon olacağını aklının ucundan bile geçirmemiştir. Zira ilk yarı sonunda 9.sırada bulnuyorlardı. Bundesliga tarihinde ilk yarı 9. olup, lig sonu şampiyon olan tek takım Wolfsburg. Ondan sonra ilk yarıyı en kötü 4. bitirip şampiyon olan Hamburg var. Wolfsburg'un şampiyonluğunda dört önemli etken var bana göre. Wolfsburg'un 17 ila 34’üncü haftalar arasında tam 43 puan birden toplaması birinci etken. Bu süreç içerisinde Bayern'e attıkları bir de beş gol var. Diğer bir etken ise Bayern'de yaşadığı iki şampiyonluktan sonra oradan ayrılan ve Wolfsburg'a gelen Felix Magath. Takıma getirdiği farklı bir hava ve taktik anlayışı ile şampiyonluk geldi. Son iki etken ise Alman otomativ devi Wolkswagen'in ekonomik desteği ve Dzeko&Grefite ikilisi. Bu ikili hakkında uzunca şeylerde yazılır ancak gol krallığında Dzeko'nun 26 gol ile birinci, Grefite'nin ise 25 gol ile ikinci olduğunu söylemek onların performanslarını anlatmak için yeterli olur sanırım. Tebrikler Wolfsburg...

Dün Nou Camp'ta...



22 Mayıs 2009 Cuma

Kupa Donetsk'e iniş yaptı




21 Mayıs 2009 Perşembe

Shakhtar Donetsk 2 - 1 Werder Bremen

Öncelikle söylemeden edemeyeceğim. Canlı yayını kesip reklam vermek uğruna bize kupa törenini banttan veren Show Tv'ye sonsuz teşekkürler...


Maçtan önce herkes ilk dakikalarda Werder'in çok atak oynayacağını ve Shakhtar'ı kendi sahasına mahkum edeceğini düşünüyordu. Fakat aslında bu durumun tam tersi yaşandı ilk dakikalarda. Werder oyunu ilk 15 dk içinde kendi alanına kabul edip, hızlı ataklar ile Ukraynalıları vurmak istedi. Fakat bunu yapabildikleri pek söylenemez. Bu bölümde Shakhtar %60'lara varan topla oynama oranına erişti ayrıca. Bunun en büyük nedenlerinden biri de maç boyunca hayran olduğum Brezilyalı oyunculardı. Benim hayran olduğum bu Brezilyalıların Werder'in başını yakacağı daha ilk dakikalardan belli olmuştu ve dakika 25'te Rat'ın pasıyla savunmada iki oyuncu arasında topla buluşan Luiz Adriano, rakiplerinden sıyrılıp ceza alanında sol çapraza doğru ilerleyip kaleci Wiese'nin üzerinden aşırdığı topu filelerle buluşturarak Shakhtar Donetsk'i 1-0 öne geçirdi.


Werder Bremen yediği gole kadar defans ile hücum arasındaki köprüyü kuramadı bir türlü. İleride Almeida ve Diego'yu aradıkları söylenebilir. Onlar oynasaydı eğer Werder'in hücumda daha yaratıcı olacağı kesindi. Almeida'nın yerinde oynayan Rosenberg ise yalnız kovboyu oynadı ilk yarı boyunca. Defansı toparlayan isim genelde Naldo oldu ilk yarı boyunca. Daha önce Werder Bremen'in Avrupa'da ve Bundesliga'da maçlarını izlemiş olanlar Naldo'nun uzaktan ve yerden attığı güzel gollere şahit olmuşlardır. İşte dün gece de skoru 1-1'e getiren golüde daha önce attığı gollere benzerdi Naldo'nun. Tek farkı kaleci Pyatov'un yaptığı hata oldu. 35. dakikada Werder Bremen, ceza alanı dışında serbest vuruş kazandı. Topun başındaki 3 futbolcudan Naldo'nun sert şutunda, kaleci Pyatov büyük bir hatayla meşin yuvarlağı elinden kaçırınca, Werder Bremen maçta 1-1'lik eşitliği sağladı.


İlk yarı boyunca Shakhtar'ın Brezilyalıları Werder defansını bayağı bir yordular. Özellikle Adriano ve İlsinho gerçekten harika bir ilk yarı çıkarttılar. İlsinho göz zevki açısındanda harika bir oyun oynadı. Werder ise Naldo'nun şutu ve golü dışında kaleye başka bir şut atamadı ilk yarıda. Bunu sıkıntısını yaşadılar. Diego'nunda olmaması bunda etkiliydi hiç şüphesiz. Zira hücumda organizasyon denen birşey yoktu Werder'de. Tribünlerde oturan Diego'da bu durumu fark edince 'keşke oynasaydım' demiştir büyük ihtimal ile.


İkinci yarı ise daha kontrollü başladı iki takım adınada. Werder rakibinin gardının düşmesini bekler gibi bir oyun sergilemeye başladı devrenin başında. Sanki Shakhtar'da öyleydi ama yapıları gereği yine Werder'den daha hareketli oynuyorlardı. Maçın sonlarına doğru gelinirken iki tarafta artık uzatmaların havasına girmiş gibiydi. Son anlarda yenecek golün bir telafisi olmadığından temkinli oyun hüküm sürdü son yirmi dakikada. İkinci yarıdaki bu oyunla ilk yarıdaki oyun arasındaki fark çok büyüktü. İlk yarıda mücadele ve keyif ne kadar varsa, ikinci yarıda da o kadar yoktu.


Uzatmalar başladığında açık konuşmak gerekirse kupanın sahibini penaltılar ile bulacağını düşünmeye başlamıştım. Ben tam böyle düşünmeye başlamışken gol geldi. 97. dakikada Srna'nın pasında ceza alanında topla buluşan Jadson'un yerden vuruşunda, uzanan kaleci Wiese'nin eline çarpan top filelere gitti ve Ukrayna ekibi maçta 2-1'lik üstünlük sağladı. Srna'dan söz açılmışken söyleyelim, bence maçın en iyi oyuncusu oydu. Bazen atakları yönlendirdi, bazen defansın en iyisi oldu, bazen kanttan güzel bindirmeler yaptı Srna. Enerjiside bitmek tükenmek bilmeyen bir oyuncu ve hem takım arkadaşlarını, hem de taraftarı ateşleyen oyun tarzı ile tam bir kaptan.


Kupayı daha çok isteyen, daha pozitif düşünen ve maçı daha fazla kontrol eden takım kazandı son düdük ile beraber. Maçtan önce Werder'in hücum edeceği, Shakhtar'ın ise kapanacağı söylendi ama iki takımın ruhları yer değiştirmiş gibiydi. Diego'suz Werder'inde sadece mücadele eden ama izleyene hücum yönünden tat vermeyen bir takım olduğunu gördük. Lucescu'ya zaten büyük saygı duyan biriydim. Bu maç ile birlikte ona hayranlığım ve saygım biraz daha arttı. Daha önce Süper Kupa'yı, şimdi ise Uefa Kupası'nı alan Lucescu, hedefleri büyütüp bence Şampiyonlar Ligi'nin üzerine gitmeli.


Shakhtar'ın kadrosundaki Brezilyalı oyuncular William, İlsinho, Adriano, Jadson ve Fernandinho'ya hayran kaldım daha önce söylediğim gibi. Bu oyuncuların büyük bir vitrin olan UEFA finalinde böylesine güzel bir oyun sergilemeleri büyük kulüplerinde dikkatini çekmiştir hiç şüphesiz. Bu güzel oyuna ve deha bir teknik adamla kupayı kaldıran Shakhtar Donetsk'e söylenecek tek bir söz kalıyor; Bravo Shakhtar!...



SHAKTAR DONETSK 2-1 WERDER BREMEN

Hakem: Luis Medina Cantalejo (İspanya)
Yardımcı Hakemler: Jesus Calvo Guadamuro (İspanya) - Roberto Diaz Perez Del Palomar (İspanya)

Shakhtar Donetsk: Pyatov, Kucher, Fernandinho, Jadson (112' Duljaj), Ilsinho (100' Gai), Luiz Adriano (89' Gladkiy), Lewandowski, Willian, Rat, Chygrynskiy, Srna
Yedekler: Khudzhamov, Ischenko, Chyzhov, Moreno
Teknik Direktör: Mircea Lucescu

Werder Bremen: Wiese, Boenisch, Naldo, Baumann, Fritz (95' Pasanen), Rosenberg (78' Hunt), Mesut, Prodl, Frings, Pizarro, Niemeyer (103' Tziolis)
Yedekler: Vander, Tosic, Vranjes, Harnik
Teknik Direktör: Thomas Schaff


12 Mayıs 2009 Salı

Adj e s Campeão Porto


Porto Liga Sagres'te şampiyonluğunu ilan etti. Son yedi yılda altıncı, üst üste dört şampiyonluğu oldu bu fabrikanın. Fabrika diyorum çünkü yine büyük ihtimal ile takımdan birkaç yıldız oyuncu ayrılacak ve yerlerine daha gençleri alınıp yine gelecek sezonlarda yıldız olacaklar. Porto böyle işliyor. Deco'da, Pepe'de ya da benzerlerinde olduğu gibi. Bu yılda Hulk, Lucho ya da Lisandro takımdan ayrılabilir. Her yıl bu yıldız oyuncular takımdan ayrılınca herkes 'eski Porto artık yok' desede bir şekilde yeniden takım olmayı başarıyor Porto.




Porto'nun Liga Sagres'te son yıllarda yaşadığı şampiyonluklar ile Lyon gibi kendi liginde rakipsiz olduğu aşikar. Gerçi Lyon bu yıl başaramayacak gibi ama onlarda yedi yıldır şampiyonluğu bırakmıyordu. Benfica, Sporting gibi takımlar artık Porto'ya rakip olamıyorlar. Porto bir şekilde yine şampiyonluk ipini göğüslüyor. Bunun yanında Şampiyonlar Ligi'nde de birşeyler yapmayı da ihmal etmiyorlar. Güzel yönetilen, iyi transfer politikası ve her daim oynadığı kaliteli futbolu ile önümüzdeki yılda aynı Porto olacak.



AZ Alkmaar kupayı kaldırdı


Başlarında Van Gaal gibi bir dahi ve güzel futbol yapısı ile Alkmaar zaten haftalar önce şampiyonluğunu ilan etti. Ligin bitmesi ile birlikte kupalarına da kavuşmuş oldular.


Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Barbarossa. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan