NBA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NBA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2010 Pazartesi

NBA'de Yıldız Olmak


LeBron James, Kobe Bryant, Dwyane Wade, Kevin Garnett ya da Tim Duncan. Hepsi büyük isimler, hatta isimleri kendilerinden bile büyük oyuncular. Gerek saha içinde, gerek saha dışında, attıkları her adımda dikkati çeken bu isimlerin basketbol oynamaları dışında ise bir ortak özelliği var: Sosyal sorumluluklarını bilmeleri ve yerine getirmeleri. NBA organizasyonu yıllardır NBA Cares adı altında öyle güzel işlere imza atıyor ki başta lig yönetimi olmak üzere oyuncular da dahil bu organizasyonda payı geçen herkesi kutlamak gerek. Şükran Günü, Noel gibi özel günlerde oyuncuların ihtiyaç sahiplerine yaptıkları yardımlardan tutun da, hasta çocuklarla bir araya gelip basketbol oynamaya, afet bölgelerine bizzat yardım göndermeye kadar oldukça önemli işler yaptığına şahit olduk bu yapılanmanın bugüne kadar. Bugünlerde ise çok daha farklı bir yönüyle ortaya çıkıyor NBA Cares. Belki de en önemlisiyle. Haiti'de yaşanan büyük deprem felaketi sonrası başta NBA'deki tek Haitili Samuel Dalembert olmak üzere birçok oyuncu deprem bölgesine yardım göndermek için seferber olmuş durumda. Steve Nash, Shaquille O'Neal gibi isimler kendi ceplerinden önemli miktarlar gönderdikleri gibi halkın da bölgeye yardım yapması amacıyla yürütülen kampanyalara destek oluyorlar. Bu kampanyaları mümkün olduğunca duyurarak Haiti'ye mümkün olan en yüksek yardımı göndermeye çalışıyorlar. İnsan olmanın gereğini yapıyorlar aslında, kazandıkları paralara bakarsak yaptıkları bu yardımlar devede kulak kalıyor. Ancak gelmek istediğim nokta daha çok bizim diyarlarla ilgili. Kazandıkları paralar neredeyse NBA'le kıyaslanacak seviyeye gelen bizim yıldız diye bellediğimiz isimleri bir kere bu tip bir sosyal sorumluluk projesinin veya yardım kampanyasının içerisinde gördüğümü hatırlamıyorum. Bilmiyorum belki biraz fazla abartıyorum ama bu kadar büyük paralar kazanan oyuncuların kendinden önce yetiştiği çevreye ve topluma faydası olması gerek. Nedense bu tip işlere girişen oyuncular da bunu reklam malzemesi yapmaya bayılıyorlar. Bu oyuncular yetiştikleri memlekette bir sokağa kendi isimleri verildiğinde bunun açılışına koşa koşa giderken onların gelişiminde önemli bir paya sahip bu topluma neden vefa borcunu ödemiyor, o da ilginç bir konu açıkçası.Bu işi hakkıyla ve bizim haberimiz olmadan yapan isimler de varsa günahlarını almamak gerek, tabii gerçekten varsa...

21 Aralık 2009 Pazartesi

Lebron James, #23'ü kaldırabiliyor mu?



Lebron James NBA'in en iyi oyuncularından biri. Ancak bazen ne yazık ki, yaptığı bazı şeyler yüzünden insanların ona antipatik bakmasını sağlıyor. Bundan bir kaç sene önce ki all star maçında yaptıklarından sonra kim uyuz olmadı ona. ? Lebron bence o 23 numaranın altında eziliyor. Aslında bir konuşma hakkı bana verilse onun 23 numara giymesini hiç istemezdim. Jordan ile o kadar alakasız ki kendisi. Gerek karakter, gerek oyunculuk anlamında. Aslında Lebron'un daha iyi olamamasının sebebi, biraz da oynadığı takım. Çok daha iyi bir takımda daha iyi olabilir. Lebron Cleveland'da çok yalnız kalıyor ne yazık ki. Biraz da bencil bir oyuncu ne yazık ki. Ama sırf Lebron ile olmuyor bir takım. O kadar yalnız kalıyor ki takımı bazen, o bile kurtaramıyor. Lebron James 5 Şubat 2009 tarihinde oynanan New York Knicks takımına karşı, 52 sayı 11 asist 9 ribaund ile oynadı. 12.000 sayı barajını aşan en genç basketbolcu oldu. 2009 yılında NBA'de MVP oldu ayrıca. Rakibe saygı göstermek adına daha çok yol kat etmesi lazım. Bir de bu sene NBA'de herkesten bir imza topluyor Lebron.  Tüm 23 numaraların o numarayı bırakmaları için. Bu hareketi de bana hiç samimi gelmedi. Bir çeşit forma reklamı. Yeni numarası için. Keşke Jordan'a gerçekten benzesen biraz ama olmuyor.

8 Aralık 2009 Salı

Allen Iverson(The Answer)'ın Geri Dönüşü


Allen Iverson bırakacak, bıraktı, geri dönüyor ile 2 haftamız geçti. Aslında Iverson'un döneceğini de düşünmüyordum. Ancak geri dönmesine de çok sevindim. The Answer onu Iverson yapan Philadelphia 76ers'a geri döndü. Aslında Iverson'un çocukluğundan buraya gelişi o kadar zor ki. Çok zor bir çocukluk geçirdi annesinle. Annesi ile oturdukları ev, kanalizasyon şebekesinin hemen üzerinde olduğu için, sık sık lağım taşmasına maruz kalan anne ve oğul. Hanginiz böyle bir evde yaşayıp isyan etmez. Ama bu adam hiç isyan etmemiş. Size en garibini söyleyeyim bu adamın yeteneğini annesi keşfedip onu basketbol yollamış. Allen küçük yaşlarda basketbola bu kadar meraklı değilmiş. Çoğu zaman gitmemek için evin bir köşesine kaçıp ağlarmış. Hatta annesi sırf ona bu oyunu sevdirmek için, o kısıtlı imkanlarına rağmen, ona Jordan ayakkabıları gibi şeyler almıştır. Bir bilmediğiniz özelliğini daha söyleyim. Bu adam lise yıllarında Amerikan Futboluna'da ilgi duymuş. O kadar hızlıymış ki. Okulun hem Amerikan Futbol takımında, hem Basketbol takımında oynayıp, her 2 branş'a şampiyonluk getirip, her 2 dalda yılın sporcusu seçilmiş. Daha sonrası belli zaten Iverson'un peşinden koşan Üniversiteler. Daha sonra ise, NBA kariyeri başladı. Hala bana bu adamın nesini seviyorsun diyenler var mı.:) Dün gece Denver maçında onu tekrar izledik. Onun adı anons edildiğinde salon resmen yıkıldı. Video'yu da ekliyorum. İlk maçına rağmen çok iyi oynadı. Denver'ı yenebilirlerdi de. İlk 3 period önde götürdüler maçı. Mükemmel oynadılar dün aslında takım olarak ama yetmedi. Ancak fark yiyeceklerini düşünenler yanıldı. Sadece 10 sayı fark ile yenildiler. Kısacası The Answer geri döndü.

30 Kasım 2009 Pazartesi

Kobe Bryant


Onun için ne demeli bilmiyorum. Jordan'dan sonra gelen en iyi basketbolcu o sanırım. Yani aktif basketbolcular arasında en iyisi o. Eskiden ona bu kadar hayran değildim. Onu izlerken, bu kadar zevk almıyordum. Kobe Bryant çok farklı bir basketbolcu. Eğer takımınızda onun gibi bir oyuncu varsa, hiç bir maçtan korkmayın. Yalnız şu da var. Bu adam bir sakatlansa, sanırım Lakers'ın hali içler acısı olur. Hele o 81 sayı attığı, Toronto maçı. Bu adam başka bir adam. Onu hiç Jordan ile kıyaslamadım. Ama böyle giderse bizlere Jordan'ı unutturacak. NBA Ligi başladığından beri Kobe ve Lakers çok iyi gidiyor. Onları izlemekten büyük keyif alıyorum. Umarım böyle devam ederler.

14 Kasım 2009 Cumartesi

NBA


İlk yazımı NBA'i biraz anlatarak yazmak istedim. İlerleyen günlerde maçlar hakkında'da konuşuruz. Seveni için NBA vazgeçilmezdir. Bana bu sevda 11-12 yaşlarımda Jordan'dan dolayı bulaştı. Onun basketbolculuğuna duyduğum müthiş hayranlık, Chicago fan'ı olmak ve maçlarını izlemek, çocuk aklıyla sıraya 23 numarayı kazımak... Sonra bir anda kendimi basketbol okulunda buldum. Müthiş bir adamdı Jordan. Ona eminim benim gibi hayran olan bir çok insan vardır. 98 finalleri idi. Utah deplasmanına 39 derece ateş ile çıkıp, 38 sayı atıp maçı takımına kazandırmıştı. Maça dair kısa video'yu aşağıya ekliyorum. O bıraktıktan sonra kimse onun yerini tutamadı. Her ne kadar Kobe'yi veliahtı gösterseler de majesteleri ile kıyaslanması çok yanlış. Asla bir Jordan olamaz. Ama Kobe'de şu anda aktif NBA oyuncularının içinde belki de en iyisi. Toronto potasına tam 81 sayı göndermişti inanılmazdı. O video'yu da koydum. Aslında NBA'i gerçekten sevenler için yıllar içinde şöyle bir sorun oluşuyor. Ne yazık ki TBL'yi izlerken zevk alamamaya başlıyorsunuz.


Ülkemizde'de 1 yıldır NBA, TBL, Avrupa Basketbolu İddaa'ya girdi. Ancak ne yazık ki futbol gibi kolay olmuyor. Bir nevi matematik hesabına giriyor insanlar. Düşünün ev sahibi aleyhine 16.5 handikap verilmiş. Önce şunu diyorsunuz. Tamam ev sahibi yener ama 17 sayı farkla yenebilir mi? Düşünün 16 sayı fark ile bile yense rakip yenmiş oluyor. Umarım sizlere de burada NBA'i bir nevi sevdirebilirim. İlerleyen günlerde maçları da yorumlayacağım. Şimdilik bu kadar.







Artık Bende Buradayım


İyi günler bundan böyle hafta'da bir gün siz mutlak gol pozisyonu okurları için NBA yazıları yazacağım. Kendime ait bir blogum olup, 2. domainli sitemin yakında açılacak olmasından dolayı şimdilik hafta'da 1 gün yazacağım. Tabii eğer daha çok zamanım olursa, hafta'da 2-3 günde yazabilirim. Umarım beğenirsiniz yazılarımı. Şimdilik hoşçakalın.

15 Haziran 2009 Pazartesi

Şampiyon LA Lakers

LA'da şampiyonluk kazanmak için herşey mevcuttu. Kobe gibi durdurulmaz bir skorerleri, pota altında birbirinden farklı özellikleri olan uzunları, atletik kısaları, şutörleri, yeterli bench desteği, işleyen bir hücum sistemi, gerektiğinde seviyesini yükseltebildikleri savunma anlayışları, tecrübeli bir koçları....

Seride oynanan maçlar ve sonuçları;

1. Maç: Orlando 75-100 Lakers (Los Angeles'ta oynandı)
2. Maç: Orlando 96-101 Lakers (Los Angeles'ta oynandı)
3. Maç: Lakers 104-108 Orlando (Orlando'da oynandı)
4. Maç: Lakers 99-91 Orlando (Orlando'da oynandı)
5. Maç: Lakers 99-86 Orlando (Orlando'da oynandı)



18 Mayıs 2009 Pazartesi

Hido...


Sabaha karşı Hido'lu Orlando, son şampiyon Celtics'i eleyerek adını Doğu finaline yazdırdı. Beni sevindiren asıl olay ise Hido'nun harika bir performans ortaya koyması oldu. Hidayet Türkoğlu 25 sayı, 12 asist, 5 ribaundluk performansı ile galibiyetin önemli isimlerinden biri olmayı başardı. Orlando Magic, Doğu Konferansı Finalinde Cleveland Cavaliers ile karşı karşıya gelecek, hatırlatalım.

3 Mart 2009 Salı

Memo'dan rekor

NBA'de bizi başarıyla temsil eden Mehmet Okur, birde şimdi bir rekora imzasını attı.Mehmet Okur, Cumartesi gecesi Utah Jazz'ın Sacramento Kings'i 102-89 yendiği maçta 4'te 4 üçlük atarak 26 sayıyla takımının galibiyetinde önemli bir rol oynamıştı.

Okur, bu maçtaki performansıyla birlikte Şubat ayı boyunca oynadığı maçlarda 31 üçlük denemesinde 21 isabet buldu. Şubat'ta %67.7 ortalamayla oynayan Memo, böylelikle NBA tarihine geçti. Okur, üç sayı çizgisinin gerisinden bir ayı en yüksek yüzdeyle tamamlayan oyuncu oldu. 

Amerika'nın ünlü basın kuruluşu ESPN ile birlikte çalışan istatistik şirketi Elias'ın haberine göre daha önceki rekor 2001 Kasım ayında kırılmıştı. Dönemin San Antonio Spurs oyuncusu Steve Smith, 2001 Kasım ayında 41 üçlük denemesinde 27 üçlük bulmuş ve %65.9 ile rekor kırmıştı.

16 Şubat 2009 Pazartesi

All Stardan Kareler






15 Şubat 2009 Pazar

Nate Robinson...


Dwight Howard ın üzerinden yaptığı smaçla adeta ünvanını ' Söktü '...

10 Ocak 2009 Cumartesi

Biz sıkıldık Hido sıkılmadı


ABD Profesyonel Basketbol Ligi'ne (NBA), bu sabaha karşı yapılan 12 maçla devam edildi. 

Hidayet Türkoğlu'nun formasını giydiği Orlando Magic, Zaza Pachulia'nın oynamadığı maçta sahasında Atlanta Hawks'ı 121-87 yendi. 

Karşılaşmaya ilk 5'te başlayan ve 25 dakika sahada kalan Türkoğlu, 21 sayı, 6 ribaunt ve 4 asistlik performans sergileyerek takımını galibiyete taşıyan isim oldu. 

5 kez kullandığı 3 sayılık atışların hepsini sayıya çeviren Türkoğlu, 4 kez kullandığı 2 sayılık atışlarda ise 1 kez başarılı oldu. 4 kez geldiği serbest atış çizgisinde de tam isabet bulan Türkoğlu, 21 sayıyla takımının en skorer ismi olarak galibiyetin mimarı olarak dikkati çekti. 

6 oyuncunun çift haneli sayılara ulaştığı Magic'de 16 sayı ve 10 ribauntla oynayan Dwight Howard ile 14 sayı, 9 asistle maçı tamamlayan Jameer Nelson, takımlarına önemli katkı sağladılar. 

Atlanta Hawks forması giyen Zaza Pachulia, Magic karşısında sahada yer almazken, Hawks adına sadece 3 oyuncu, çift haneli sayılar üretebildi. 

16 sayı, 3 ribaunt ve 3 asistle takımının en başarılı ismi olan Acie Law'un çabaları galibiyet için yeterli olmazken, Solomon Jones'un 12 sayısı ile Joe Johnson'un 11 sayısı yenilgiyi önlemeye yetmedi. 

Ligde alınan diğer sonuçlar ise şöyle: 

Philadelphia 76'ers - Charlotte Bobcats: 93-87 
Toronto Raptors - Memphis Grizzlies: 103-82 
New Orleans Hornets - Los Angeles Clippers: 107-80 
Oklahoma City Thunder - Houston Rockets: 96-98 
Cleveland Cavaliers - Boston Celtics: 98-83 
Chicago Bulls - Washington Wizards: 98-86 
Milwaukee Bucks - New Jersey Nets: 104-102 
Denver Nuggets - Detroit Pistons: 90-93 
Phoenix Suns - Dallas Mavericks: 128-100 
Los Angeles Lakers - Indiana Pacers: 121-119 
Sacramento Kings - Miami Heat: 115-119 (uzatmada)

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Barbarossa. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan