1998 Dünya Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1998 Dünya Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2010 Salı

1966'dan 2002'ye || Tanrı'nın ayakları, Eline karşı...


İngiltere ve Arkantin arasındaki çekişme hiç şüphe yok ki Tanrı'nın Elinden ve Falkland Savaşı'ndan yıllar öncesine dayanıyor. Bu rekabetin temelleri 1966'da Wembley Stadyumu'nda atılmıştı. 

İngiltere ve Arjantin arasında oynanan çeyrek final maçında Ramsey'in çocukları faul sayısında Güney Amerikalı rakiplerinden önde olsalar da Alman hakem Rudolf Kreitlein sadece Arjantin kaptanı Rattin'den şüphelenmişti. Hakemin her kararına uzun süre itirazlarda bulunan Rattin, ikinci yarının ortalarında kırmızı kartı gördü ama oyun alanından çıkmadı. Bir tercümana ihtiyacı olduğunu belirterek sahadan çıkmayacağını söyledi, takım arkadaşlarıda yaklaşık on dakika boyunca hakemin etrafını sararak kaotik bir ortam yarattılar. Neyse ki Rattin, polisin de yardımıyla ağır adımlarla sahadan ayrıldı.

Hurst'ün İngilizleri galibiyete taşıyan golünün ardından Arjantinli Jose Albrecht bir İngiliz taraftara kaptanını aratmayacak şekilde sevgi(!) sözcüklerini iletmişti. Ancak o maçta akıllarda kalan sadece bundan ibaret değildi. Alf Ramsey İngilizlere 'Hayvanlar' demesi yıllarca sürecek bir savaşında başlangıcı olacaktı... 

Rattin oyundan çıkmak istemiyor, 1966


Zaman içinde Şans ve Kötü Şans birbirini dengeler derler bilirsiniz. 1966 yılında yukarı da bahsettiğim maçta yan hakemin çizgiye çarpan topa gol kararı vermesi, İngiltere'nin 1986'da Azteca Stadı'nda Maradona'nın elle attığı gol sonucunda kupayı kaybetmesinin ödeşmesi gibi...

Hikayeyi zaten biliyoruz. İngiltere ile Arjantin arasında oynanan ve tatsız devam eden maçın ikinci yarısının onuncu dakikasında pozisyonu uzaklaştırmak maksadı ile topa vuran Steve Hodge'un vuruşunda top kendi ceza sahasının penaltı noktasına doğru havalanmış, kaleci Shilton bir balet edasıyla topa doğru sıçramış ama Maradona sürpriz bir şekilde daha yükseğe sıçrayarak topu Shilton'un permalı saçlarının üstünden ağlara yollamıştı. Yani yumruklamıştı... Tunuslu hakem Ali Benacour da gol kararını vermişti. Daha sonra Maradona kimilerine göre tüm zamanların en güzel golünü kaydedecek, oyuna geç giren Barnes'in asistinde Lineker'de İngiltere'nin tek golünü atacaktı ama bu gol İngilizlerin trajik bir şekilde elenemsini engellemeyecekti.

 Çoğu kişi bu durumda 'sahtekar' Maradona'yı sorumlu tutuyordu ancak bunu savunanlarda 2002'de aynı gruba düşen İngiltere ve Arjantin arasındaki maça bakmıyorlar. Beckham'ın 'Tanrının ayağı' dediği penaltısından önce M. Owen'ın artistik jüriden 6.0 tam puan almasını sağlayacak artistik düşüşü de en az Maradona'nın elle attığı gol kadar 'sahtekar' bir durum... Kimse onu 'Bodur Üçkağıtçı' diye adlandırmamıştı... 1986'daki yenilgiden bana göre Maradona'yı değil, birkaç İngilizi sorumlu tutmak daha doğru. 

Örneğin; Arjantin bariz bir şekilde kanatlardan saldırırken, Barnes ve Chris Waddle'ı kulübede unutan ve onun yerine sahada Peter Reid ve T. Steven'la oynamayı tercih eden kim? Bu değişiklikler akıllarına geldiğinde İngilizler çoktan yenik duruma düşmüşlerdi. Peki ya S. Hodge? 'Topu diğer tarafa uzaklaştıracaktın arkadaş...' demezler mi ? 

1998'de Arjantin ile İngiltere arasında yaşananlarda 1986 ile 2002 arasında biryerlerde unutulsa da önemli. 2002'de olduğu gibi başrollerde yine Beckham ve Owen var. Ancak 2002 ile karşılaştırıldığında bu kez kazanan Arjantin. M. Owen turnuvaya yedek olarak başlasa da Romanya maçında İngiltere'nin golünü atınca Hoddle'ın onu tekrar yedek bırakması düşünülemezdi. Gruplardan sonra oynanan Arjantin - İngiltere maçında önce Batistuta penaltıdan durumu 1-0 yaptı, ardından Shearer eşitledi. Ardından Owen harika bir golle durumu 2-1 yaptı. Daha sonra Zanetti 45+1'de 2-2 yaptı ve penaltılarla zaferi alan Arjantin oldu... Aynı maçta Simone'ye tekme sallayıp oyundan atılan Beckham intikamını ise 2002'de almıştı...

2002'de Owen kendini yere atarak, Becks'te Tanrı'nın ayağı ile Maradona'dan intikam alıyor... 

" Çocukluğumda Arjantin'e gol atmanın bu kadar kolay olduğunu hiç düşünmedim..." Owen, 1998


2010'da, Güney Afrika'da İngiltere ve Arjantin'in eşleşip karşılaşmaları biraz karışık bir durum ama neden olmasın? Bu büyük rekabetin devamını izlemek bizleri de mutlu eder. 

1966, Çeyrek Final || İngiltere-Arjantin


1986, Çeyrek Final || Arjantin-İngiltere


1998, Son 16 || Arjantin-İngiltere


2002, Gruplar || İngiltere-Arjantin


+

1994 Öncesi Birleşik Devletler

" Futbol Şampiyonasıydı ama futboldan başka her şey vardı... "

1982 İspanya || B. Almanya - Avusturya

1982 İspanya || Fransa - Kuveyt

1974 || Haiti'li Sanon...

28 Haziran 1998 || Fransa - Paraguay

1986'nın Sürprizi || " El - Magrebia "

1978 || "El Tarık" Efsanesi

1950 Brezilya || Belo - Horizonte Mucizesi...

ABD 94 || Saeed Al-Owairan ve Suudi Arabistan

1998'de Yazılan Bir Destan || Hırvatistan

1982 Dünya Kupası || Kuzey İrlanda

1962 Dünya Kupası || J. Greaves, Garrincha ve bir Köpek...

2 Haziran 2010 Çarşamba

1998'de Yazılan Bir Destan || Hırvatistan


Fransa 1998'de H grubunda Arjantin, Japonya ve Jamaika ile mücadele edip 2. olarak yola devam eden; sonrasında Romanya ve Almanya'yı eleyip turnuvanın sürprizi olan Hırvatistan, yarı finalde Thuram'ın gazabına uğrasa da Hollanda'yı yenip üçüncü olmuş ve tarihi bir başarı yakalamıştı.
 
Gezgin hocalar tarihinin en önemli isimlerinden Miroslav Blazevic'in başında olduğu o takım; uzun boylu ve oldukça teknik oyuncuların yer aldığı görkemli bir kadroya sahipti ve turnuva boyunca herkesin sempatisini kazanmışlardı. Taktiksel olarak da Boban'ın oyun kurucu pozisyonunda yer aldığı ofansif bir 4-4-2'yi tercih eden Blazevic'in Hırvatistan'ı, yine de bazı maçlarda Suker'i önde tek bırakmış ve üçüncülük maçında da liberolu üçlü savunmayla sahaya çıkmıştı. Turnuvanın genelinde tercih edilen 11'i şöyle bir hatırlayalım...

Drazen Ladic: Eski Beşiktaş'lı Mrmic'in önünde Blazevic'in tercihi olan Ladic, bu kadronun en yaşlı ismi olarak oldukça başarılı bir turnuva yaşamıştı. O zamanki adıyla Croatia Zagreb'in bayrak adamı olan ve 16 yılını bu kulüpte geçirip 2000'de emekli olan Ladic, şimdilerde 21 Yaş Altı Milli Takımı'nın başında.

Dario Simic: Sonradan Inter ve Milan formaları da giyecek, o tarihlerin genç ve gelecek vaat eden Croatia Zagreb oyuncusu; turnuva boyunca geri dörtlünün sağında oldukça başarılı görünmüştü. Bu kadronun en çok parlattığı isimlerden biri olan Simic, yıllar boyu medyamız tarafından Galatasaray'a yakıştırıldıktan sonra şimdilerde yuvasında, değişen adıyla Dinamo Zagreb'de oynuyor.

Igor Stimac: Savunma göbeğindeki tecrübeli ve Premier Lig patentli 2 oyuncudan biriydi Stimac. 7 maçta yalnızca 5 gol yiyen takımda emeği en çok olan isimlerden biriydi, şimdiyse NK Zagreb'in hocası olarak yola devam ediyor.

Slaven Bilic: O tarihlerde Everton'da oynayan ama forma şansı bulmakta zorlanan bugünün başarılı teknik adamı Bilic, bu kadronun en çılgın ismi olarak sertliği ve konsantrasyonu ile turnuvaya damgasını vurmuştu. Ancak turnuva sonrası yaşadığı sakatlıklar yüzünden 33 yaşındayken 2001 yılında futbola veda etmişti.

Robert Jarni: Bu kadroda benim en sevdiğim isimdi belki de. Ülkesinin altın jenerasyonun en önemli isimlerinden biri olarak sol çizgiyi mükemmel kullanan Jarni, turnuvaya Real Betis oyuncusu olarak katılmıştı ve 7 maçın hepsinde oynayıp dikkat çekmişti. Çeyrek finalde Köpke'ye attığı golle de hatırlamak mümkün.

Zvonimir Soldo: 39'una kadar giydiği Stuttgart formasıyla bayrak adam olan Soldo, turnuva esnasında 31 yaşındaydı ve en iyi zamanını yaşıyordu. 4'lü savunmanın önünde klasik ön libero olarak faydalı ve gösterişsiz oyunuyla dikkat çeken ve bazı maçlarda Stimac'ın yerine savunma göbeğine çekilen Soldo, şimdilerde Köln teknik direktörü olarak Bundesliga macerasına devam ediyor.

Mario Stanic: Kariyerli ve golcü bir kanat oyuncusu olarak bilinen ve turnuva boyunca Suker'e epeyce destek olan Stanic o dönem Parma'da oynuyordu ve 3-1 kazanılan Jamaika maçında ülkesinin ilk Dünya Kupası golünü atarak tarihe geçmişti.

Zvonimir Boban: Kadronun en büyük yıldızı ve kaptanı olarak turnuvada boy gösteren Boban, pek gününde olmadığı yarı final maçını saymazsak oldukça başarılı bir performans göstermişti. Efsane, 10 yıllık Milan döneminden sonra kısa bir Celta Vigo macerası yaşayıp 2002'de futbola nokta koysa da gelmiş geçmiş en yetenekli oyun kuruculardan biri olarak hala en güzel anılarda yer almaya devam ediyor.

Aljosa Asanovic: Ladic'ten sonra ilk 11'in en yaşlı ismi olarak mücadele eden Asanovic, solda oynasa da kulvarı Jarni'ye bırakıp daha çok Soldo'ya yardım ettiği turnuvada zekası ve çalışkanlığıyla oldukça faydalı olmuştu. Yarı finalde Suker'e asisti yapan da oydu. Ülke futbolunun yetiştirdiği en büyük oyunculardan biri olarak çok gezen ve çok gören Asanovic, 2002'de başladığı yerde Hajduk Split'te futbola veda etti.

Davor Suker: İşte hem bu kadronun hem de turnuvanın esas oğlanı! 6 golle gol kralı olan Suker, Fransa 1998'e o dönem Real Madrid'de oynayan ve kendini La Liga'da ispat etmiş biri olarak gelse de herkesin beklediğinden fazlasını vermiş ve 1-0 kaybedilen Arjantin maçı hariç her maçta gol atıp takımı sırtında taşımıştı. 69 milli maçta 45 golle 2003'te sahneden çekilen Suker, ülkesinde gerçek bir kahraman.


Goran Vlaovic: "Euro 96'da Alpay'ın düşürmediği adam" olarak tanıdığımız Vlaovic, o turnuvanın genç yeteneklerinden biri olarak dikkat çekmiş ve sonrasında Valencia'ya transfer olmuştu. Daha kariyerli ve iddialı bir golcü olarak geldiği Fransa 98'de de tüm maçlarda şans bulup çeyrek finaldeki 3-0'lık Almanya zaferinde bir gol atan Vlaovic, 2004 yılında Panathinaikos formasıyla futbolu bırakmıştı.

Robert Prosinecki, Silvio Maric ve Krunoslav Jurcic'i de unutmamak lazım tabii. Bu isimler de en çok şans bulan yedeklerdi. Özellikle hem Real Madrid hem Barcelona forması giymiş biri olarak ülkesinin en gözde oyuncularından biri olan Prosinecki, orta sahayı 5'ledikleri maçlarda önemli rol üstlenmiş ve biri üçüncülük maçında Hollanda'ya biri de grup maçında Jamaika'ya olmak üzere 2 gol atmıştı.











Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Barbarossa. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan