Malaga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Malaga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2012 Pazartesi

Real Madrid'in serisi bozuldu, şapkadan Santi Cazorla çıktı!

Malaga her daim tehlikeli takım. Aynı zamanda cesur bir takım. La Liga'da, Santiago Bernabeu'da Barcelona haricinde aslında Real Madrid'e karşı tehlike yaratabilecek ender takımlardan bir tanesi. Öyle ki Malaga, bu sezonki hamleleri ile Real Madrid için Santiago Bernabeu'ya Madrid şehrinin diğer takımı Atletico Madrid'den dahi daha tehditkar bir takım görünümünde geldi.

Arapların bir başka yatırımı Malaga...

Malaga, sezon başındaki hamleleri ve girişimleri ile dikkat çekmişti. Bunun meyvelerini yavaş alacaklar ancak bir şekilde yiyecekler. 1970'lerden bu yana ilk 10 içinde olabilen bir Malaga'dan söz ediyoruz ve onlar için bu durum hiç fena değil. Bu popüler tatil şehri son 12 ayda futbolcuların ortam değiştirmek ve banka hesaplarını doldurmak için dikkat kesildikleri bir yer haline geldi. Bunun da en büyük sebebi La Rosaleda'daki yönetim değişimi. Manchester City ve Paris Saint-Germain'in ardından Malaga da Katarlı sermayenin eline geçti ve Şeyh Abdullah El Tani oldukça iddialı açıklamalara konu oluyor.

Bu işin sonu neye varır? Malaga tarihinde yedincilikten yukarıya çıkamadı ve ortalama seyirci sayısı 17 bin civarında. Ancak El Tani yeni seyirci çekmek için 65 bin kişilik bir 'Katar Stadyumu' inşa etmeyi planlıyor. Eğer hedef Malaga'yı zirveye çıkarmaksa El Tani'de para ve hırs mevcut. Barça ve Madrid'in önümüzdeki yıllarda bunu hesaba katması gerekiyor.

Malaga'nın cesaretli ve güzel başlaması sorun yarattı

'Bu kadar Malaga yeter' dediğinizi duyar gibiyim ancak bu farklı kulüpten biraz olsun bu maç vesilesi ile bahsetmenin şart olduğunu düşündüm. Kaldı ki Malaga, Santiago Bernabeu'da oynanan bu maçta Real Madrid karşısnda oldukça cesur ve istekli bir biçimde sahaya çıkarak buna değdiğinin de göstermiş oldu. Öyle ki, ilk yarım saat içinde Real Madrid Karim Benzema ile ilk golü bulana kadar zor anlar yaşattılar. Bu maçtan önce ilk dört için zorlayan bir sıralama yakalayan ve tarihlerinde ilk kez bu kadar başarılı olan Malaga, becerikli hücumcuları sayesinde Real Madrid kalesinde ilk yarım saat içinde birden fazla tehlike yarattı. Cazorla, Juaquin ve Kolombiyalı Rondon'un ekstra oyunları, bir kazaya sebebiyet verebilirdi. 

Ronaldo, topu adeta Benzema'nın kafasına 'çarptırdı' 

Real Madrid bu rakibi karşısında sahaya yüzde yüzünü veremedi ancak Cristiano Ronaldo'nun ekstra oyunu ve mükemmel ortası sayesinde 35. dakikada Karim Benzema'nın golü geldi. Sanki Benzema kafayı vurmadı, adeta Ronaldo ona çarptırmış gibiydi...

Malaga'nın orta saha ile hücum arasındaki bağlantıyı çok iyi kurması ve çok fazla boşluk vermemesi sebebiyle Real Madrid hem istediği oyunu sahaya yansıtmakta zorlandı, hem de kalesinde tehlikeler atlattı ilk yarı boyunca. Martin Demichelis, alışılmışın dışında stoperde değil, orta alanda oynadı ve onun direnci Malaga'nın orta alandaki etkinliğini de arttırmış oldu. Bununla beraber ataklarda baş rollerde yer alan Cazorla, Joaquin, Rondon ve Isco, ekstra performansları ile üretkenlik konusunda takımı sırtlamayı başardılar.

Maçtan önce Santi Cazorla, Real Madrid'e çelme atabileceklerini söylemişti ve, "Her maçta olduğu gibi bu maçta da sahaya kazanmak için çıkacağız. Cesarete ihyiacımız olacak." demişti. Yeterli cesareti ve atakları buldular ancak Real Madrid, ilk devreyi 1-0 önde kapatmayı başardı. Real Madrid sahasında oynadığı 21 maçın 5'inde gol yememeyi başarmıştı ve ilk devrede de can sıkan Malaga ataklarına rağmen bunu yine başardılar.

Büyük reis Ruud!

Söz konusu Malaga olunca Real Madrid'e bağlantılı olarak iki isim akla geliyor. Biri 2009-2010 sezonunda 96 puan almasına rağmen Real Madrid'i şampiyonluğa taşıyamayan Teknik Direktör Manuel Pellegrini, diğeri de büyük reis, Ruud Van Nistelrooy. İkinci yarıda Pellegrini tarafından oyuna dahil edilen Ruud, tüm Santiago Bernabeu'nun alkışları arasında oyuna dahil oldu. Girdikten sonra özellikle kale arkasındaki Ultras grubunun 'Nistelrooy' tezahüratları yapılırken oldukça duygusal bir ortam oluşuverdi.

Real Madrid ikinci devre kendine geldi ama...

Maçın ikinci yarısında Malaga'da aynı istek devam etti ancak Real Madrid ilk yarı boyunca bir türlü beceremediği rakip alandaki baskısını ikinci yarıda kurmayı başardı. Orta alanda Xabi Alonso ve Sami Khedira'nın ekstra sorumluluklar alması, bununla beraber Mesut Özil'in, Messi oynasa 'uzaylı bu' diye övülebilecek oyunu sayesinde Real Madrid kendine geldi. Ancak gelen pozisyonlarda ya yanlış tercihler, ya da biraz şanssızlık son anlara kadar farkın açılmasını önledi. 

Eklemek gerek, maç boyunca Real Madrid'i zorlayan yapısı ile dikkat çeken Malaga'nın maç boyunca kaleye gönderdiği şut sayısı beş. Real Madrid'in kaleyi bulan şutu yedi ama toplamda bu sayı 18. Esas sorun tam da burada ortaya çıkıyor görüldüğü gibi. Farkı bir türlü arrtıramayan Real Madrid, bunun cezasını da 90+1'de ödedi. Oyuna sonradan giren Granero, Cazorla'yı düşürdüğünde kabus da başlamış oldu. Barajın önde olduğunu söyleyen Malagalılarla Real Madridlilerin kavgası arasında Santi Cazorla, frikikten topu dolu tarafa tam 90'a gönderdi ve son dakikalarda durum 1-1 oluverdi. 

Puan kaybetme lüksü?

Evet, Real Madrid'in puan kaybetme lüksü var. Bunun Malaga karşısında olması çok fazla şaşırılacak bir durum değil ancak Santiago Bernabeu'da olması durumu biraz farklılaştırıyor. Camp Nou'da oynanacak olan karşılaşmaya en az 10 puan farkla girmek çok önemliydi. Şimdi puan farkı sekiz. En kötü ihtimali düşündüğümüzde beş oluyor. Son haftalara doğru yine de takım rahat olacaktır ancak Malaga karşısında son anda kaybedilen bu iki puan, Camp Nou'ya şampiyon gidebilme ihtimalini ve bu rüyayı da ortadan kaldırmış durumda...

Abidal ve Muamba

Real Madrid'in yıldızları, maçtan önce Barcelona forması giyen ve karaciğer nakli yapılacak olan Eric Abidal'e ve dün akşam Tottenham maçında kalbi duran Fabrice Muamba'ya 'geçmiş olsun' dileklerini ileten bir t-shirt ile seramoniye geldi ve bu da gecenin güzelliklerinden bir tanesiydi. 

Goal.com
Fotoğraf: Real Madrid CF v Malaga CF - Liga BBVA By: Jasper Juinen @Getty Images Sport

21 Haziran 2011 Salı

Malaga, devrimi gerçekleştirebilecek mi?

İspanya'nın güneyinde bir şeyler kaynıyor. Transfer zamanı geldiğinde genelde yüklü miktarlarda çek imzalayan iki kulüp vardır ve bunlar elbette Barcelona ve Real Madrid'dir. Ama Malaga?

Bu popüler tatil şehri son 12 ayda futbolcuların ortam değiştirmek ve banka hesaplarını doldurmak için dikkat kesildikleri bir yer haline geldi. Bunun da en büyük sebebi La Rosaleda'daki yönetim değişimi. Manchester City ve Paris Saint-Germain'in ardından Malaga da Katarlı sermayenin eline geçti ve Şeyh Abdullah El Tani oldukça iddialı açıklamalara konu oluyor.

Malaga şimdiye kadar bölgesel rakibi Sevilla'nın gölgesinde kaldı. Tarihinin en başarılı on yılını yaşayan Sevilla dünya futboluna Dani Alves, Seydou Keita ve Julio Baptista gibi birkaç yıldız armağan etti. Malaga ise nakit gücüyle hazır yıldızları kadrosuna katmak istiyor - örneğin Baptista. Sevilla'daki başarılı dönemi ile yıldızı parlayan oyuncu Real Madrid, Arsenal ve Roma'da aynı performansı sergileyemedi. Ancak Malaga'nın geçen sezon ligde kalmasının en büyük sebebi oydu. Son yedi maçta attığı sekiz gol ile belki de ülke tarihinin en büyük başarı hikâyelerinden birinin başlangıcına imza attı.

Şeyh El Tani'nin görevdeki ilk sezonu pek planlandığı gibi gitmedi; Porto'nun saygın eski teknik direktörü Jesualdo Ferreira'yı takımın başına getirdiler, ama sezon başlamadan önce dikkat çekici bir transfer yapmayı başaramadılar ve ligdeki ilk altı ay tam bir felaketti. Malaga finansal gücüne rağmen ikinci lige doğru yol alıyordu.

Bununla birlikte, ligde kalmanın hayati önemde olduğunun farkında olan El Tani, ara dönem transferinde ağırlığını koydu. Ferreira'nın yerine Villarreal ve Real Madrid'in eski teknik direktörü Manuel Pellegrini getirildi. Sahadaki kadroya ise Bayern Münih'ten Martin Demichelis, Enzo Maresca ve Baptista ile aranan deneyim ve kalite kazandırıldı.

Ruud Van Nistelrooy, büyük bir gösteri ile Malaga'ya ayak bastı. 2011-2012 sezonunda takımın gol silahı olacak...


Ligde kalmak garantilenince El Tani bunun meyvelerini toplamaya odaklandı. Kendisi sadece zengin bir iş adamı değil, muazzam bir kişisel servete sahip ve Endülüs'e mümkün olduğunca çok yatırım yapmak istiyor. Kulübe dünya çapında bir kadro kazandırmak için 100 milyon avroyu gözden çıkarmasının yanında, sahil bölgesini fütüristik, Dubai'vari bir marinaya çevirmek için 400 milyon avro karşılığında Marbella limanını geliştirme ihalesini aldı. Bölgenin turistik potansiyeline büyük bir inancı var ve futbol takımını da bunun bir parçası olarak görüyor.

El Tani ayrıca La Liga kulüpleri arasındaki TV gelir paylaşımı aleyhinde de konuştu. Diğer pek çok kulübün de itiraz ettiği üzere, gelirin büyük bir bölümünü Barcelona ve Real Madrid paylaşıyor.

Yakın tarihte verdiği bir demeçte, "Dürüst olmak gerekirse TV haklarında durum iyi değil. Çünkü gelirin büyük bir bölümünü sadece iki büyük takım paylaşıyor. İngiltere'deki gibi bir sistemin gelmesini diliyoruz, çünkü çok daha adil," dedi.

Goal.com

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Barbarossa. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan