6 Nisan 2010 Salı

Balkan Futbolu #21, Karadağ || I.Bölüm


' Balkan Futbolu ' serisi çok üzerine düştüğüm bir yazı dizisydi. En son Ocak ayında Kosova futbolunu yazmışız. Seriyi devam ettirmek sürekli aklımdaydı fakat bir türlü başlayamadım. Birkaç hafta öncesine kadar Kosova'dan sonra yine 'futbolu' çiçeği burnunda bir ülke olan Karadağ ile devam edelim istedim...

Karadağ, her konusu ile çok karışık ve bir o kadar da 'çılgın' olan Balkan tarihinin içinde çok önemli bir yere sahip. Yugoslavya'dan arta kalan altı cumhuriyetten bir tanesi. Balkan kelimesinin anlamı olan 'Sarp ve ormanlık sıradağ' cümlesinin hakkını fazlasıyla veren bir coğrafya... Zamanında Osmanlı Devleti tüm balkanlara sahip olduğunda, Karadağ tam anlamı ile üstünlük kuramadığı bir yerdi. Halkı bağımsızlığa Sırplardan daha düşkün olan Karadağlılar çok çektirmişti Osmanlı'ya... Son olarak bağımsızlığı ne kadar çok istedikleri 2006'daki refarandumda %55.5 ile ortaya çıkmıştı. Kararlılık ve istekleri ile bağımsız bir devlete sahip olan Karadağlılar şimdi de futbolda söz sahibi olmak istiyor... Klasik olarak Balkanların her metrekaresinde olduğu gibi 'Futbol' oralarda da bambaşka... Milli takımlarının lakabı olan "Hrabri Sokoli" yani " Cesur Kartallar" ın hakkını fazlasıyla vermek niyetindeler.

Futbol Karadağ'da 1918 yılından beri oynanıyor esasında. Bu tarihten 2006'nın Haziran ayında kurulan 'Karadağ Futbol Federasyonu' na kadar Karadağ futbolu Yugoslavya ve Sırbistan-Karadağ içinde şekillendi. Karadağlı futbolcular yıllarca Boşnak, Hırvat, Makedon ve Sırp futbolcuların da yaptıkları gibi Yugoslav milli takımı için ter döktüler. Son olarak bağımsızlığa yakın kurulan Sıbistan-Karadağ milli futbol takımında 2006 Dünya Kupası'nda oynadılar. Karadağ milli takımının 2006'da şekillenmesinden önce Yugoslav futboluna en büyük katkı yapan Karadağlılar ise hiç şüphesiz Dejan Savicevic, Predrag Mijatovic, Milos Zaravic ve Karadağ milli takımının ilk teknik direktörü olan Zoran Filipovic. Yazımınızın ilerleyen kısımlarında onlardan da bahsedeceğim.

Karadağlıların 'futbol' adına hayallerine kavuştukları tarih 24 Mart 2007... Henüz bağımsızlıklarının üstünden bir yıl geçmeden başkent Podgorica'da Macaristan ile oynadıkları ilk milli futbol karşılaşmasının tarihi... Haziran 2006'da siyasi olarak kazanılınan bağımsızlıktan sonra Karadağ halkı için bu maç ikinci bir bağımsızlık hikayesi. 'Cesur Kartalların' kendi bayrakları altında başlayacak olan serüvenin ilk ayağı... O maçta alınan 2-1'lik galibiyet ise hikayenin güzel bir başlangıcı. Podgorica şehir Stadyumu'nda oynanan ilk maçta tarihe geçen ve golleri atan Karadağlı; Roma'nın yıldızı, yazının devamında bahsedeceğim Mirko Vucinic...

Uluslararası bir turnuvada mücadele etmenin hayalinin şekilleneceği ilk turnuva Karadağlılar için Euro 2008'di. Ancak yeni yeni yapılanmaya başlayan Karadağ Futbol Federasyonu bu turnuvanın elemelerine katılamadı. 2006 Dünya Kupası'ndan sonra ayrılan Sırbistan-Karadağ milli takımlarından Sırbistan Karadağ'a göre daha hızlı davranmıştı ve Euro 2008 elemelerine katılabilmişti. Bunda Sırbistan-Karadağ milli takımında Sırp oyuncuların fazla oluşu da oldukça etkiliydi. Karadağ milli takımının ise 2010 Dünya Kupası elemelerini beklemesi gerekti.

Karadağ nihayet hayallerine kavuşmuştu ve Dünya Kupası 2010 elemerinde 8. Grupta kendine yer buldu. Yıllardır süregelen bir isteğin 27 Mart 2007'de Macaristan ile oynanan ilk milli maçın ardından ikinci ayağıydı bu... Grupta Karadağ'ın rakipleri; İtalya - İrlanda Cumhuriyeti - Bulgaristan - Kıbrıs - ve Gürcistan'dı. 6 Ekim 2008 tarihi başkent Podgorica'da Bulgaristan ile oynadıkları ilk eleme maçının tarihiydi. Genç bir ülkenin büyük bir heyecanıydı bu karşılaşma... Resmi bir turnuvada Karadağ'ın ilk golünü atan yine Vucinic(2) olmuştu. 2-2 biten karşılaşma Karadağlılar için mükemmel bir başlangıçtı. O tarihi maça ise Karadağ şu 11 ile çıkmıştı: Poleksic - Bozovic - Pavicevic - Batak - Tanasijevic - Jovetic - Vucinic - Bogavac - Pekovic - Boskovic ve Drincic.

Elemeler sona erdiğinde oluşan tabloda kendine sonuncu Gürcistan'ın bir basamak üstünde yer bulan Karadağ sadece Gürcitan'a karşı bir galibiyet almıştı. Alınan 3 yenilgi ise iki maçta da normal olarak karşılanacak bir şekilde İtalya ve Sofya'daki maçta Bulgaristan karşılaşmaları idi. Geriye 6 beraberlik kalıyordu ve bu o grupta Karadağ milli takımının İrlanda ile beraber en çok berabere kalan takım olmasına neden oluyordu. Karadağ'ın elemelerde Kıbrıs Rum Kesimi ile oynadığı 2 maç ise adeta bir ukte niteliğinde... Beraberlik ile sonuçlanan bu karşılaşmalardan 6 puan çıkması çok ta zor değildi. Zira bu ihtimal düşünülerek turnuva sonunda karşımıza çıkan puan tablosunda tarihinde ilk kez ulusal bir turnuvada mücadele eden Karadağ milli takımının büyük bir sürpriz ile ikinci olan İrlanda'nın yerinde olması işten bile değildi...

Şimdilerde ülke halkı seyirci olarak Güney Afrika 2010'a odaklanacak... Fakat hayaller hiçbir zaman bitmiyor elbet. Karadağ milli takımı Euro 2012 elemelerine biraz daha artan tecrübesi ile katılacak. 3 Ekim 2010'da Wembley Stadyumu'nda İngiltere ile başlayacak olan Euro 2012 elemeleri serüveni 11 Kasım'da Basel'de İsviçre karşısında sona erecek... Karadağ'ın bu gruptaki rakiplerinden biri ise Dünya Kupası elemelerinde olduğu gibi yine Bulgaristan. Son rakip ise Galler... Genç ülke bu dört takım arasında Avrupa Şampiyonası'nı kovalayacak...

II. Bölüm

- Karadağ'ın Yıldızları; Dejan Savicevic, Predrag Mijatovic, Milos Zaravic ve Mirko Vucinic.

- Karadağ Futbol Ligi, Kulüpleri ve Karadağ Futbolunun geleceği.

Ve Tavsiye;


#16 - Makedonya; I.Bölüm || II.Bölüm


3 YORUM:

Kaan Kavuşan dedi ki...

Çok yerinde ve orjinal bir yazı gerçekten. Tebrik ediyorum Oğuz.

Podgorica uzun zaman Yugoslav futbolunun fabrikalarından biri oldu zaten. Sırbistan & Karadağ daha önce ayrılmış olsaydı, büyük ihtimalle Karadağ bugün daha güçlü olurdu Sırp tarfını seçmeyen oyuncularla. Ama önleri açık bence.,

Yazı için tekrar teşekkürler.

Özkan dedi ki...

Gerçekten harika bir yazı, tebrik ediyorum bende... Balkan Futbolu hakkında yazılacak onlarca şey var, serinin devam etmesi dileğiyle... Selamlar.

Oğuz Öztürk dedi ki...

Teşekkürler Sevgili Kaan.


@ Özkan, Seri devam edecek haklısın yazacak şey çok.

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Barbarossa. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan