8 Nisan 2010 Perşembe

Madrid - Katalunya, Real Madrid - Barcelona Meselesi


Bu konu aslında çok ciddi münazaralara sebebiyet verecek kadar önemli... Zira dünya üzerinde hasıl olmuş olan "ezilen Barça ve Katalunya, ezen Madrid" hadisesi aslında olayları görmeye çalıştığımız penecerenin şeklinden ileri gelir. Zira Katalunya özerk bölgesi İspanya devlet sınırları içinde en rahat ve özgür yaşayabilen halktır. İspanya'nın üniter yapısına rağmen Katalunya ve Katalan halkına verdiği bu ayrıcalıklar dünya üzerinde çok az ülkede bulunabilecek sosyo-kültürel haklardır.

Her ülkede çok doğal olarak bulunması normal olan aşırı milliyetçi kanadın bu durumdan hoşnut olmamasını da normal karşılamak gerekirken bu milliyetçi cepheyi tüm Madrid halkı ve Bernabeu ahalisiyle bağdaştırmak da son derece yanlıştır. Bu ikili arasındaki nefret Franco döneminden kalan ve Franco'nun milliyetçi bir diktatör olarak Katalan oluşumunu tanımak istememesi(ki gayet doğaldır) sonucunda Katalanlar'a sizin Barça'nız varsa benim de Real'im var diyerek Real Madrid'i belki hiç istenmemesine rağmen böyle bir mücadelenin içine sokmasından kaynaklıdır.

Franco'nun ölümü ve İspanya'nın demokratikleşme süreci her yıl biraz daha artarak Katalan haklarından yana ivmelenmiştir. Günümüze gelindiğinde Katalunya sadece vergi geliri ve düzenli ordudan muhaf bir ulus devlet olarak yaşamını sürdürmektedir. Ancak yıllardır sürdürülen ezilmiş Katalunya projesi de sistemli bir şekilde devam ediyor...


Asıl yanlış bilinen konu Katalanlar'ın sosyalist-devrimci kimliğe sahip olduklarıdır. Tarih boyunca yurt ve bağımsızlık arayışı içinde olan Katalanlar'ın bu uğurda yapabileceklerinden biridir sosyalizm kisvesi. Aslında kendi sınırları dahilinde İspanyolca konuşulmasına bile tahammül edemeyecek, İspanyolca sipariş veren müşterilere yemek vermeyecek kadar da milliyetçi çizgilerde dolaşırlar. Madrid halkının bu duruma tepki göstermesini hala doğal karşılamayanlar için ülkemizdeki bir olayı hatırlatmak sanıyorum yeterli...

Tıpkı Katalan halkı gibi tarihten beri yurt ve bağımsızlık arayışında olan Kürt kaviminin Kuzey Irak ve Güney Doğu Türkiye hayalini hatırlayalım. Katlanlar'ın elde ettiklerinin yüzde birine bile sahip olmayan milliyetçi Kürtler'e bakış açımızı düşünelim. Onlar da tıpkı Katalanlar gibi sosyalizmden bahsetmiyorlar mı? "Kurdish Rebels" cümlesine tahammül sınırlarımız çok muğlakken Katalan sempatizanlığı aslında biraz çelişkimizdendir... 

Bunları anlatma sebebim 2009-2010 sezonunun El Clasico arefesinde, Katalan ya da Barça düşmanı olduğumdan değil...

Madrid'in bu kadar zalim, Katalanlar'ın da bu kadar masum olmadıklarını ortada paylaşılamayanların iki tarafında bitmek bilmeyen hırslarından kaynaklandığını anlatmaktır.

Yazı: Fuat Tuğlu

26 YORUM:

effe dedi ki...

valla hocam eline sağlık. daha geçen gün bizim katalan sevdalılarının niçin acaba diyarbakırspor'u ya da onun gibi takımları tutmadıklarını düşünüyordum bende. eline sağlık

Can dedi ki...

Eline sağlık Oğuz. Bende Diyarbakır konusu üzerine bir yazı hazırlıyordum; bilhassa son kısım güzel oturmuş yerine.

aşkın dedi ki...

Sağol be ne zamandır ben de anlamıyordum bu meseleyi sayende her şey gayet açık.
Yalnız şunu anlamadım x halk milliyetçiliğe meyletse kötü karşılıyoruz sosyalizme meyletse yine kötü karşılıyoruz, sence ne yapmaları gerekiyor, bu konuda da bir yazı yazsan aynı bunun gibi?

Kaan Kavuşan dedi ki...

Sevgili Oğuz madem ciddi bir münazara konusu dedin hemen birkaç bir şey söyleyeyim:

Katalunya Franco zamanında ezilmiştir. Verilen haklar geri alınmıştır. İspanya'da yasaklanan tek dil Katalanca olmuştur o dönemlerde. Baskça dahi yasaklanmamıştır misal ve İspanya tam üniter değildir, yarı-federal yapıdadır, 17 özerk bölge ve 2 özerk şehirden oluşur. Bu yüzden bu hakların alınışını meşru olarak görmek biraz ağır olur bence.

Bu ufak bilgilerden sonra şunu söylemek lazım, yazının ana konusu tam doğru bir başlangıçtan yola çıkmışsın. Barça-Real kapışmasını ezilen-ezen muhabettine çevirmek haksızlık. 70'lerdeki siyasi baskılar Barça'yı pek etkilememiştir. Hatta Barça etrafında kenetlenen halk Barça'ya daha da güç vermiştir.

Katalunya'da azınlık milliyetçiliği de yaygın izlenimi var gerçekten de. Katalunya ile ilgili her muhabette, her anıda, her izlediğim materyalde bunu görüyorum. Sosyal-devrimciler diye düşünen varsa yanılıyor. Dahası gayet bol olan paralarıyla ufak bir elitizm yarattıklarını bile söylemek mümkün. Franco'ya karşı kontra-atak olarak gelişen milliyetçilik akımı sürmekte.

Geçmişte siyasi baskılara uğramış, bu yüzden de milliyetçiliğe yakınlaşmış, ama bugün refah seviyesi yüksek bir Katalunya var. Güzel memleket ayrıca. Gidip yaşamak isteyebileceğiniz bir yer.

Adsız dedi ki...

Hala Madrid!!!

Kieran dedi ki...

çok güzel yazı oğuz tebrikler.ancak katalan halkının tırnaklarıyla kazıyarak aldığı hakları franco'nun gönülden verdiğini söylemek yanlış olacaktır.çok tekrar edilse de doğrudur,franco döneminde inanılmaz kötülüklere sahne olmuş bir bölgedir katalunya...

Borges dedi ki...

Eksik, yüzeysel ve pek de dogru bir bakis acisi degildir. Sosyalizmimin girisinde yazar:

"Azinlik halklarin milliyetciligi olmaz.!"

Ülkemdeki Kürtlerin, Almanyadaki Türklerin, Ispanyadaki Katalanlarin kendi degerlerini korumak, cogunlugun baskisina, asimilasyon cabasina boyun egmemek icin kati kurallara sahip olmasi, milliyetcilik degildir. Cogunluga karsi degerini koruma, ortadan kaybolmasina izin vermeme cabasidir.

Böyle bir meseleyi bu kadar yüzeysel ele almamalisin.

"cok dogal abi bu" dedigin meseler cok da dogal degil, cok sey de bunun savasimidir zaten.

Bir klubün baskani öldürülmüs, tesisleri, antrenman sahalari Franco tarafindan tarumar edilmis, zorla kimlik degisimine ugratilmis iken neyden bahsediyoruz ?

Sen yüz yil önceki klubünün baskaninin ismini anar, dogum gününü kutlar iken onlar ilk la liga sampiyonlugunu getiren katalan oldugu icin Franco'nun askerleri tarafindan öldürülen bir baskanlarin anmasin, üzerine konusmasin mi ? Gercekligi belirsiz hikayeleri dahi özene bözene klube dahil eder iken bunca katliam, fasizm ve buna tepkisi klubün kimliginin disina cikabilir mi ?

Mesele bizim nasil baktigimiz degil, senin "normallerin" "dogal abi bu" dediklerinin pek normal, pek dogal durmamasidir.

Tek bir haklilik noktasi var. Madrid disindan madridi destekleyen pek cok futbolsever fasist degildir, futbol sevgisi, madridin zamanindaki muazzam gücü nedeniyle etkilenilmedir, fasistlikle ilgisi filan yoktur.

Lakin ispanya ici cogunluga bakildiginda cok net bir siyasi cizgi de cekilebilir..

Kici kirik gercek oldugu bile bilinmeyen hikayelere tapinmak normal, acik bir sekilde katliamlarin tarihini anmak "ezik edebiyati". oh ne ala memleket..

Adsız dedi ki...

eline sağlık harika bir yazı. anlamsız bi şekilde madrid düşmanlığının yaygın olduğu, ne olursan ol realli olma zihniyetine sahip, takım tutma sebebini real madrid nefreti üzerinde tanımlayan acınası zevatın kol gezdiği blog dünyasında çölde bi vaha gibisin zaten madridista olarak. insan barça sevdalısı olabilir real e uyuz olabilir bunlar doğal ama bu radikal anarşiklerin ölümüne nefreti, karşıdakini masum insanların katledilmesinden sorumluymuşcasına suçlar tavırları hiç eleştirilmiyor. dünyanın en olağanüstü kulübünü seviyoruz, sadece bu..

canarino giallo dedi ki...

Sırf yazıda da geçen "ezilen barça,ezen Madrid" anlayışından dolayı,tanıdığım Real Madrid'li sayısı oldukça az.

Barçayı seven sever herhangi bir yönü,objesi,rengi vb. hoş gelmiştir yada hiç bir sebep olmadan kaptırmıştır gönlünü ama sırf ezilmiş olanı ve sosyalizm ayağına,tutmuş olmak için barçayı tutmak bana hiç doğru gelmiyor.

Real Madrid'li bile olmayan faşist bir lider yüzünden Real Madrid'e cephe alanlar arkalarında kalan ayrılıkçı suçları hiç görmüyor,görmemezlikten geliyor.

Oğuz klavyene sağlık bu arada.
¡¡¡Hala Madrid!!!

Oğuz Öztürk dedi ki...

Herkes bir takımı seviyorsa mutlaka bir nedeni vardır. Biri Barca'yı Cruyff ya da Messi yüzünden sever, biri Bayern'i Beckenbauer yüzünden... Benim Real'i neden sevdiğimde olduğu gibi. Raul, Tarih vs... Bu yazı işin farklı boyutunun kısaca ele alınması...

fidddas dedi ki...

yakın zamanda ayrıntılı bir ispanya iç savaşı araştırması okuduğum için yazının an fikrine katılıyorum, ne madrid o kadar suçlu ne katalunya o kadar masum...
ancak yanlış anlaşılan nokta franconun katalanlara olan özel gıcığıdır...
sonunda franconun dönemin trendine uyup (hitler, mussolini, salazar vs..) faşist diktatör olmasıyla sonuçlanan ve 4 yıl süren kanlı ispanyol iç savaşı kesinlikle bir milliyet yada din çatışması değil sınıfsal bir mücadeledir... öyleki dönemin önde gelen emperyalist güçleri ingiltere ve fransa bile yaklaşan küresel faşist tehlikeye bile aldırmaksızın bu iç savaşa hiçbir müdahalede bulunmamışlardır.
katalunya ispanyanın eskiden beri en zengin ve en sanayileşmiş bölgesidir... sonucu olarak ise doğal bir burjuva ve işçi sınıfı ayrımı oluşmuştur. ve kralın devrilmesine yol açan 1930-1936 arası dönemde sol cumhuriyetçi devrim en büyük desteklerinden birini katalunya bölgesi işçi sınıfından almıştır. (tabii ki ülke içerisinde toplu bir pakt oluşmuştur ancak devrimin itici güçlerinden biri katalunyanın o dönemdeki neredeyse hakimi olan anarşist(siyasal bir görüş olarak) sendika örgütüdür.)
Neyse çok uzadı Franco iç savaşı kazanmaya yakalştığında katalan burjuvazisi francoya yakın bir tavir bile sergilemiştir, sonuçta franco kendi rejiminin önündeki en büyük engel olan sınıfı ve bu sınıfın en güçlü olduğu yerde milliyetçi bir görüntü altında ezmiş ve ülkedeki işçi sınıfını milliyet bazında parçalara ayırmayı başarmıştır...
Sonrasında yaşanan olaylar yukarıda anlatıldığı gibi milliyet bazına dökülsede olayın temelinde sınıfsal mücadele vardır...
Bask a bu kadar şiddet yaşanmamıştır, çünkü bask gönülsüzde olsa iç savaşta düştükten sonra franco ordusunda görev almıştır. çünkü bask genel olarak katışıksız katoliktir ve monarşist düşünceye yakın olmasalarda kiliseyi yücelten francoyla çokda zırt düşmezler...
katalan burjuvazisi 70 lerin sonuna kadar yaptıkları hatanın sonuçlarını yaşamıştır. franconun aşırı baskılı yönetim tarzı onları dillerinden ve kültürlerinden bir süre mahrum etmiştir.
R.Madrid dönemin rejiminin futbol sahasına tezahürüdür ancak bunda madridin hiç bir suçu yoktur bence... çünkü r. madrid seçilmeseydi herkesin onları tam zıttı olduğunu düşündüğü a.madrid seçilecekti. 3F bir şekilde ortaya konacaktı...
evet haklısınız bu kadar sıkıcı olmak durumunda değildi :)

Kaan Kavuşan dedi ki...

@fidddas

Zaten önce Atletico seçilmişti. Ordu yanlısı takım diye anılmışlar bir dönem ama başarılı olamayınca Franco Real üzerinden işini görmeye başlamış.

Borges dedi ki...

Insanlar ilginc.
Bir ic savasin temel dinamiklerinin iki futbol takimi oldugunu söyleyen herhangi bir barcali gördünüz mü ? Böyle bir konu gündeme gelmis midir ? Degil. Simdi sunlari ele alalim:

Barcalona'yi tarihinde ilk kez Sampiyon yapan baskanlari Josep Sunyol, Franco'nun askerleri tarafindan öldürülüyor. Ic savas sonrasi katalanlarin dili, marsi, bayragi her seyi yasaklaniyor. Misal Barcelona'ya üye olan insan Franco tarafindan Solcular-anarsistler'in arkasindan öldürülecekler listesine giriyor, zorunlu bir kimlik degisimi yasaniyor.

Sizce bu nedir ?

Hitler'in fasizmi ile Bayern Münih baglantisi nedir tartisilir lakin baskani ve teknik direktörü yahudi olan Bayern Münih aynen Barca gibi ilk sampiyonlugu sonrasi cok ciddi bir cöküse girmistir, üyeleri yokedilmistir. Barca gibi kimlik degisimine zorunlu birakilmistir. Bayern yeniden insa edilir iken gecmis ile bagimsiz bir yenikimlik dogmustur lakin Barca bir süre sonra ancak kendisine gelebilmistir. Cunku o bir halkin takimidir.

Ronaldo davasinda Franco ile Madrid'i Ferguson bir cümlede kullanip susturmustur Madrid'i. CUnku tüm dünya bilir ki madrid'in stadina ismini veren efsanevi baskani Barnebau da savasin hagi tarafinda oldugu bilinir. "komunizmin düsmani" olarak kendisini etiketleyen efsane baskan.. Daha genisini yetistirebilirsem derbiden önce postlayacagiz.

Ispanya ic savasi ve her türlü savas sinif savasimidir. ve fakat katalanlarin arasindaki Burjuva miktari nedir ki ?

Uzun tartismalar icerecek Savasin icerigine bakilmaksizin sonuc olarak bir takimin antrenman sahalari,tesisleri tarumar ediliyor, baskani öldürülüyor, kimligi yokediliyor, franco taraftarlari klube üye yapilmak durumunda kaliniyor, her bakimdan eziliyor iken Ispanya Ic Savasinda cikar saglayan azinlik konumundaki Katalan Burjuvazisi nedeniyle farkli mi algilamaliyiz ? Her seyden öte bu barca'nin o dönemde ezildigi gercegini degistiriyor mu ?
Ezilmesi icin bir baskanini feda edip onca üyesini yok edip biraz da zorunlu turneye gidilmesinin ötesinde ne yasamasi gerekiyor, birisi sunu anlatsin..

Su soruyu cevaplamanizi isterim: Eger Barcelona bir görüsün, bir durusun temsilcisi degilse Franco o klube üye olanlari neden ölüm listesine alsin ? Klubün baskani neden öldürülüyor, neden savasin kaybedilmesinin ardindan üye sayisi yaridan fazla yokolup yerlerine zorunlu Franco taraftari geciriliyor.

Daha da ilginc yorumlar söz konusu. Bir insan renginden ondan bundan takim tutabilir diyorsunuz bir cümle sonra ama bundan olamaz diye üstteki kurdugunuz cümleye tezatlik olusturuyorsunuz.. E yani.

Adsız dedi ki...

bırakın ya real i barcayı... Tek gerçek At. Bilbao

stalker dedi ki...

çok yüzeysel olmuş. karşı yorum değil uzunca bir post yazmak gerek buna.

son adsız'a katılıyorum ayrıca; athletic bilbao ulan :)

Adsız dedi ki...

Borges kime ne anlatıyorsun allasen.Yazı neysede yorumlar resmen komedi.Franco Real Madrid'li bile değildir tabi,hatta futbolla bile ilgilenmez,voleybolcudur o.Bozkurt Belediye taraftarıdır.Ayrılıkçılığın suç olmayabileceği,en azından başkaları tarafından öyle görülmüyor olabileceği bile gelemiyor sığ akıllara.

Visca el Barça, Visca Cataluna...

Adsız dedi ki...

Bir yabancinin bizim kültürümü ve tarihimizi yasamadan ülkemizde yasadigimiz sorunlari 1-2 makale, kitap okuyarak yorumlamasi ne kadar yüzeysel olursa aslinda bizim de burada bu iki kültür icin yaptigimiz yorumlar o derece yüzeysel kalacaktir.

Benim kendi yüzeysel gözlemim de sudur ki bir diktatör zamanindaki Ispanya - Katalunya iliskisi ile suanki demoratik Ispanya ve dünyanin en ayricalikli özerk bölgelerinden birisi olan Katalunya iliskisini karistirmamak lazim. Yazida belirtilen günümüz Katalunya'sindaki ispanya nefreti (ispanyollarin hos karsilanmamasi, sadece ispanyolca konusanlarin zor is bulmasi, markette satilan ürünlerin bile ispanya ve katalunya yapimi seklinde farkli raflarda satilmasi)bir ayrimciliktir ve bu ayrimcilik "Azinlik halklarin milliyetciligi olmaz.!" sözüyle hakli kilinamaz. Hele bunu hakli kilmak icin Ispanya'daki özerk Katalanlar'a karsi Almanya'daki isci Türkleri örnek göstermek cok komik olur.
Katalanlar yillar öncesi kendilerine yapilan haksizliklarin acisini simdiki ispanyollardan cikarmaktadir oysa simdiki Ispanyollar Hitler sonrasi Almanya gibi diktatörlük zamaninda yapilan hatalarin sorumlulugunu kabul edip o hatalara bir perde cekmesini bilmistir. Ancak nasil ki ne zaman birisi bir Alman'a kizsa Nazi dönemine bir gönderme yapar, biz de bu Real - Barca tartismalarinda her zaman konuyu Franco döneminin ezilen Barca'sina getiriyoruz. Oysa o köprünün altindan cok sular akti bu zamana kadar.

canarino giallo dedi ki...

@adsız
sığ akıl diye laf atan arkadaş isimli olsa şaşardık zaten...
Ayrılıkçılar,huzurlu bir ülkenin birliğini bozmak istiyorsa tabii ki suçtur.
hele ki bunu ülkemizde de oluğu gibi teröre,şiddete vurmak ayrı bir insanlık suçudur.

Franco,Real Madrid'li değildir!
Franco,Real Madrid'li değildir!
Franco,Real Madrid'li değildir!
daha kaç kere yazmak lazım?!
politik nedenlerden dolayı futbolu kullanmak,bunu da en çok taraftarı olan bir kulüple yapmak en kolay yoldur.
Franco'da acizliğinden Real Madrid'i kullanmıştır.

Adsız dedi ki...

Franco Real Madridlidir. Barnebeu'da Cruyff'lu Barça'dan 5 tane yiyince kalbinin teklemesininde nedeni budur,politik nedenler değil.Ha sen "Vay politikama zeval geldi!" diye kriz geçirdiğini iddia ediyorsan başka.

Real Madrid bugün bu noktadaysa bunda Franco'nun büyük payı vardır.Ayrılıkçılık mevzusunu ise Türkiye ile karıştırmamak lazım.Bana İspanya'da terör estirmiş bir ayrılıkçı Katalan örgütü söyleyebilirmisin?Bask demiyorum bak...

Borges'in yazdıklarını iyi okuyun.Josep Sunyol'ü çok değil,birazcık araştırın.Herşey ortada zaten...

Borges dedi ki...

Ömrü hayatim boyunca ülkede, cogunluk oldugum yerde Türk milliyetciligi, Türk bilmem nesi yapmisligim olmadigi gibi bunu yapanlarin yarattigi hosgörüsüzlügü gidermek icin karsisinda savasmisimdir da. Lakin ben, ülkede onca milliyetcilik sapsalligina karsi duran ben burada, ALmanya'da kardeslerime zorla Türkce, dersi, bu milletin tarihi, degerleri konusunda ders veriyorum. Aksamlari türkce dersi esnasinda kardesime "aksam" yaz dedigim zaman cevap bu sekildeydi:
"Achsanm"
Katalanlar, siki sikiya degerlerine bagli milliyetci politikalariyla dillerini korumus, gelistirmistir. Bunlar ve pek cok yaptirim da milliyetcilik filan olamaz. Olursa ben de burada benzerini yaptiriyorum keske o milliyetcilik , bilinc, alaman Türklerinde de olsa da burada kaybolmaya yüz tutmasa. yarin bigün ismi türkce olup da tek kelime türkce konusamaayan, yazamayan insanlardan ortalik gecilmeyecektir, Almanya'nin fasist uygulamasi nedeniyle degil, azinlik olduklarindan dolayi böyledir bu. "sadece ispanyolca konusanlarin zor is bulmasi" kendi dilllerini korumak icin azinlik konumundaki bir kesimin cok da yanlis olmayan bir politikasidir. Verilen haklar, bu dilbirligi neticesinde de alinmistir.
Almanyadaki türklerin cok degil bes yil sonra hicbir baski olmamasina ragmen türkce konusabilen ve yazan insan sayisi yok denecek kadar az olacaktir. Misal bu durumda bugün tartisilan Türkce okullar, türkce dersler de olmayacaktir.Bu cogunluga karsi kendi degerini koruyamayan toplumun hazin sonudur. Bunu korumak da milliyetcilik filan degildir.
Katalanlar, Ispanyadaki diger bütün azinliklarin icerisinde kendi degerlerini ve en önemlisini dilini en iyi koruyan ve bu sayede de Ulus-Devlet olabilme asamasina gelmistir. Cogunlugun dayatmasindan, asimilasyonundan kurtulmak zordur. Bunun icin degerlerine siki sikiya sarilacaksin, bu da milliyetcilik degildir. Milliyetcilik ispanyadaki ispanyollarin, Türkiyedeki Türklerin,Almanyadaki almanlarin yapabilecegi bir seydir, digerleri istese de yapamaaaaz.! Azinliklarin milliyetciligi olamaz.(üc kere daha anlatirim, sorun degil)
Bosverin siyaseti, biz bir klubün tarihini silemeyecegini size söylüyoruz. Buna ragmen yine de Madridlilerin magdur oldugu durumlar vardir. Adam zamanindaki Madrid futbol takimindan etkilenip bu takima gönül verdi diye "fasist" olamaz. Biz de Hugo Sanchezlerden etkilendik, kimileri de tarafina gecmis, bu yüzden fasist masist diye damgalanmak kötüdür. Barcali cikip da Madridlisin, fasistsin derse bu da keza komiktir. Buradan gelin, buradan yaklasin ve futbolu gündeme getirin ama bir klubun ve buna bagli bir milletin tarihini silmeye, carpitmaya calismayin, carpilirsiniz. Önünüzde gugil var, yazin derbinin tarihi alin bilgileri. 100 farkli dilde size herkes ayni seyleri söyleyecektir. Cruyff neden Madrid'e degil de BArcelonaya gitmis,"ben franco'nun takiminda oynamam" demistir, ezik bir adam midir gerceklerden bihaber mi yasiyor ?
Franco Madrid'i kullanmistir zaten mesele de budur. Madridli olup olmaamsi kucuk bir detaydir. Sunyol öldürüldügünde Real Madrid'in basindaki baskan da tutuklanmistir zira Franco karsiti görüslere sahip idi. Ama zamanla evrildi, cevrildi her sey ve bugünkü duruma geldi. O 3-0'in rövansindaki meshur 11-1 lik mac öncesi acik bir sekidle tehtit edilmistir Barca takimi. Bu rejimden, bu fasizmden her bakimdan acik bir sekilde uzun yillar kimliginden, temsil ettigi halkin görüslerinden, ondan bundan dolayi ezilmistir.
Bugün ise her sey baskadir. Barcelona tüm dünya klupleri arasinda en zengin üc takimin arasindadir, katalanlar ise devlet olma asamasina gelmis, belirli haklari almistir bu yine de tarihini yok saymanin, kimligi baskalastirmanin geregi midir ?

canarino giallo dedi ki...

@adsız
Franco'nun politikası beni ilgilendirmez de benim politika'm Atatürk milliyetçiliğidir onu baştan belirteyim de farklı yerlere çekilmesin konu.

Franco'yu da desteklediğimden yazmıyorum,yazılarımı dikkatle okursanız görürsünüz.
Real Madrid'e sadece politik nedenlerle bağlanmıştır.

katalan terör örgütü isterseniz de Terra Lliure Terrorist Group of Catalonia'dan başlayabiliriz...

Malvinas dedi ki...

Öncelikle bu yazıyı yazan kişi olarak yukardaki olumlu olumsuz tüm görüşleri üzerime almak durumundayım.

Şöyle başliym;
Öncelikle "yüzeysel" olarak değerlendiren arkadaşlara bu yazının herhangi bir blog yazsının altına yorum olarak yazıldığını belirtmek isterim. Anlam olarak olmasa da belki kesit olarak yüzeysel kalmıştır, daha derinselini, başka bir yazı da yazmıştım.Linkini aşağıda vereceğim.

İspanya'daki Katalanlar-Türkiye'deki Kürtler ile Almanya'daki Türkleri aynı cümlede bir arada kullanmak dahi abesle iştigal değil midir? Ne o yoksa Kreuzberg'de ulus devlet mi kuracağız?? Diyeceksiniz ki anlatılmaya çalışılan Dil mevzudur. Fakat bu konuya alakanın "Dil" seviyesinde kalması bence yüzeyselliğin babasıdır.

Burada anlatılan Katalanların eğri-doğru bir şekilde bazı dönemlerde yaşadıkları haksızlıkların artık fersah fersah geride kalmasına rağmen hala benzer şeyleri yaşıyormuş gibi masum görüntüsü ve insanların vah vah ezilen adamlar duygusuyla Barça'ya alkış tutmasıdır.

İspanya'nın tüm özerk noktalarından kat be kat fazla ekonomik destek alan. Kendi marşını, Kendi dilini, kendi bayrağını rahatlıkla kullanabilen. Bir de düzenli ordusu olsa çok rahatlıkla "ulus devlet" olabilecek kapasiteye gelmiş bir topluluktan bahsediyoruz. Ve bu topluluk futbolun en güzel kalkan olduğunu gayet iyi bildiğinden F.C Barcelona'yı kullanmayı çok seviyor.

Azınlıklarda milliyetçilik olmaz. Kural mıdır? Kuralsa banane! Kim diyor Katalanlar azınlık diye? Adamlar Katalunya'da baya baya çoğunluk. Hadi diyelim ki masum masum dillerini koruyorlar öyle mi? üzerinizde İspanya bayrağı olan bir tshirtle Rambles'de bir kaç saat gezin bakalım neler oluyor! Kimse tamam üzerindekini giy ama dilime dokunma demeyecektir!
İspanyolsanız ve Katalanca konuşmuyorsanız garsonlar yemek vermez, taksiciler götürmez, moteller oda vermez. Şaka değil bunlar, gerçekten vermezler. İspanya içinde İspanyolca konuşamıyorsun, İspanya bayrağı taşıyamıyorsun, İspanyol milli marşı yasaklanıyor ama masum katalan kardeşlerimiz dillerini koruyor öyle mi? Hadi hiçbirine inanmıyorsunuz, Bir Barça maçında Boixos Nois'i izleyin, bakın bakalım neler yapıyorlar...

Son olarak herkes takılmış 50-60 yıllık tarihe Franco'ya vs.. Hiç kimse bu Katalnar eskinden ne yapardı biliyor mu acep? Yoksa Franco ile mi başladı Katalanların hayatı. :) 13 ve 14. Yüzyıllarda göçebe Katalan kaviminin neler yaptığını herkes bir incelesin ya da kesit olarak derinsel olan şu yazıyı okusun;

http://malvinas1.blogspot.com/2009/03/ezilen-kim.html

Sevgiler,

Fuat TUĞLU

Adsız dedi ki...

barça nın ulu davasına nasıl laf edersiniz, kızdırmayın iflah olmaz anarşikleri.. bu konuda yaratılmak istenen imajı yaralayan ne dersen yüzeyselsindir zaten mutlaka barça tarikatına katılmanız lazım çünkü dünyadaki tüm kötülükler real madrid den kaynaklanmaktadır, yaa..

Borges dedi ki...

Iste budur;)

Bakin Malvinas'in linkledigi blogundaki yazisindan üc cümle:


"Dikatatörlüğü asla ve asla tasvip etmesek de bir devlet hükümdarının ülkesi toprakları dahilinde doğmaya çalışan yeni bir devlete karşı çıkması kimse tarafında eleştirilemez. Hele ki nice dikatatörün kanlı savaşlara sebep olduğu Avrupa’da, Franco’nun hiç bir şekilde kan akıtmadan uygulamaya çalıştığı dil yasağı çok da anormal değildir"

bu noktada dolasan insanlarla ugrasmayi cok önceleri biraktik yahu. Tartisma absürd, iletisim imkansiz.

Hadi kalin saglicakla;)

Adsız dedi ki...

Hocam size kesinlikle katılıyorum. Fakat yazınız çok güzel başlayıp su gibi akarken katalan - kürt meselesine çok hızlı giriş yaptınız. Bu kadar detaylı girmişken olaya direk sonuca bağlamanız son cümleyi gördüğümde "yazı bittimi lan" dememe sebep oldu.

Katalanların haklarından bahsedip , taleplerinden bahsedip , elde ettiklerinden bahsedip de kürtlerin ülkemizde talep ettiklerine dem vurabilirdiniz ki bu ülkede de Kürtler en rahat yaşayan ; vergi vermeyen - elektriğini suyunu bedava kullanan insanlarken kendilerini ezilmiş olarak gösteriyorlar ve diğer ülkelerde de kürtlere sempati duyanlar var.

Malvinas dedi ki...

@Borges

O dalga geçtiğin bölüm ile ilgili kontra yorum yapabileceğini sanmıyordum zaten. O yazıdan, akıl edip araştıramadığımız iki satır tarih öğrendik demeni beklemek de iyimserlik olurdu. iletişimin imkansızlığı konusunda hem fikiriz anlayacağın :)

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Barbarossa. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan