20 Nisan 2010 Salı

Milinko Pantic


Atletico Madrid'i bizim yaş grubu için sempatik kılan 95/96 sezonudur sanırım. 92-95 arası mütevazı Oviedo ile epeyce sükse yapan Radomir Antic'in başında olduğu o Atletico takımı, az ve öz izleyebildiğimiz İspanya Ligi maçlarında hep keyif vermiş ve bir adamın varlığıyla benim için unutulmaz olmuştur; Milinko Pantic...

Garip ve geç bir şekilde dünya futboluna etki eden, sonra sessiz sedasız Yunanistan'daki düşük profil yaşantısına geri dönen Sırp oyuncu; özellikle o meşhur sezonda öyle etkileyici işler yapmıştı ki kendisini tanımayan kalmamıştı. Şampiyonluk yolunda 41 maça 10 gol ve çok sayıda asist sığdırmış olması pek çok şey anlatıyor ancak onu anarken, istatistiklerden bağımsız olarak stiline ve duran top ustalığına vurgu yapmak daha doğru olacaktır kanımca...

Öyle ki; bugün gelmiş geçmiş en iyi frikikçilere dair bir liste yapılsa mutlaka yerini alacaklardan biriydi o ve kulübün duble yaptığı sezonda Penev'e verdiği muhteşem paslarla da maç özetlerini tek başına dolduracak kadar etkili oluyordu. Gerçekten de "surprise package"" deyiminin hakkını vermişti, hem de sonuna kadar. Düşünsenize, 29 yaşındasınız ve Panionios gibi küçük bir takımdan gelmişsiniz. Üstelik 1 kez dahi milli olmamış bir oyuncu olarak! Tabii ki Antic'le daha önce Partizan'da çalışmış olmaları büyük bir avantaj olarak değerlendirilebilir ancak neresinden bakarsanız bakın, müthiş bir özgüven ve patlama öyküsüdur Pantic'inki ve daha uzunca süre unutulmaz kalacaktır...

Son olarak, Pantic'in Atletico'da yaşadıkları ve yaşattıklarını, kısmen Sasa Ilic-Galatasaray ilişkisine benzettiğimi belirterek bir başka Partizan aşığını da anıyor ve sözü, yaşça benden büyük olup Pantic'i ve o muhteşem frikikleri çok daha iyi hatırlayacaklara bırakmak istiyorum...

2 YORUM:

Kaan Kavuşan dedi ki...

http://mutlakgolpozisyonu.blogspot.com/2010/03/madrileno-nostaljisi.html

şurada hafiften anmıştık Pantiç'i ve dönemin Atletico Madrid'ini.

Pantiç garip bir adamdı. Olumsuz bir yanı yoktu hemen hemen. Hızı ortalamaydı, pası şutu iyiydi. Ne alakaysa birden kayboldu.

Pantiç-Iliç benzetmesi ise benzer hakikatten. Fark Pantiç'in her maç 11'in bankosu olmasıdır. İliç ikinci sezonudna çok yedek kaldı özellikle.

Yatıra kaldıra atardı çalımlarını. Çalım oyunu pek sevilmiyor artık.

erol dedi ki...

Bugünün koşullarında aynı futbolu oynayıp iz bırakması bence de pek mümkün olmazdı...

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Barbarossa. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan