16 Kasım 2009 Pazartesi

Balkan Futbolu #16: Makedonya - 2. Bölüm


Makedonya'nın hikayesini 1. Bölümde yazmıştım. Şimdi ise Makedon futboluna damga vuran isimler ile yazımızı bitireceğiz.

Makedonya futbol tarihinin en yetenekli ve ünlü futbolcusu şüphesiz ki Goran Pandev. Pandev ozamanlar Yugoslavya'da Makedonya bölgesinde Strumica'da çalkantılı dönemin başlarında dünyaya geldi. 90'lı yıllara gelindiğinde işler Yugoslavya'da çok karışıktı. Bölge ateş içindeydi. Durum böyle iken genç Pandev Strumica şehrinin takımı FK Belasica'da top koşturmaya başlamıştı. Profosyonel olduğunda ise 2000 yılına gelinmişti. Makedonya artık bağımsız bir devletti ve Pandev doğduğu ülke adına oynamak için sabırsızlanıyordu. Milli olmak için biraz beklemesi gerekti. O yıllar Makedonya teknik direktörü olan  Gjore Jovanovski genç Pandev'e çok güveniyordu. İlk milli maçı ise Alpay Özalan'ın 3 gol attığı Türkiye maçı olmuştu. Pandev Makedon Ligi'nde Fk Belasica adına 24 maçta 12 gol atınca ve bu süre içinde milli takım da da oynamaya başlayınca bu yeteneğinin keşfedilmesi çok uzun sürmedi. Onunla sözleşme imzalayan kulüp şaşırtıcı bir biçimde İnter olmuştu 2001 yılında. İnter'in planları henüz 19 yaşında olan Pandev için bir hayal kırıklığı olmuştu. 2002 yılından 2004 yılına kadar önce Spezia, arından Ancona'ya kiralık olarak gitti. Her ne kadar İnter'in onu kiralık vermesi Pandev'in hoşuna gitmese de İtalyan futboluna alışması için çok büyük faydaları olmutşu. Pandev 2 yıllık arada sadece 12 gol atmasına rağmen ona kapılarını aralayan kulüp Lazio olmuştu. 2004 yılında İnter Pandev'in bonservisini Lazio'ya vermişti. Pandev aradığı formayı Roma şehrinde bulmuştu ve Lazio adına da ilk golünü Juve'ye karşı atmıştı. 2004 yılında transfer olduğu Lazio'da vazgeçilmez bir isim haline gelmeyi başarmıştı yıllar içinde. 2007-2008 Şampiyonlar Ligi'nde Real Madrid'e attığı 2 gol dikkatlerin artık tamamiyle onun üzerinde toplanmasını sağladı. O dönemlerde çıkan transfer haberlerinde Bayern Münih, Liverpool, Chelsea ve Tottenham Hotspur gibi kulüplerin Pandev ile ilgilendiği yazılıp çizildi. Aynı zamanda 2009'da Lazio ile sözleşmesi bitecek olan Pandev büyük takımların iştahını kabartıyordu. Fakat Pandev kimsenin beklemediği bir şekilde Lazio ile sözleşme yenileyip herkesi şaşırttı ve bunu Lazio sevgisine bağladı... Bakalım Pandev daha kaç kez attığı golden sonra ellerini kulaklarına götürüp 'duyamıyorum' diyecek. Şimdi Pandev'in ihtiyacı olan Makedonya forması ile bir uluslararası şampiyonaya katılmak...

Makedonya milli futbol takımı tarihihin Pandev'den sonra en golcü futbolcusu 17 gol ile G. Hristov. 1976 yılında Yugoslavya'nın Makedonya bölgesinde olan Bitola'da doğan Hristov'un futbol yaşamı 1994 yılında Partizan'dan, günümüzde Finlandiya ekibi Jyväskylän Jalkapalloklubi'ye kadar uzanıyor. (Farkındayım kulübün adını bende zor okudum). Partizan için Hristov'u keşfetmek hiçte zor olmadı. Zira Partizan ülkede bir futbolcu avcısıydı o yıllar (halen de öyle) ve Hristov'uda kendi bünyesine katarak profosyonel yaptı. İlk kulübü de artık klişe olmuş bir şekilde 'kendi kasabasının' takımı olan Pelister'di. Partizan'a geçtikten sonra 1994-1997 yılları arasında 61 maçta 31 gol attı Hristov. Avrupa piyasası da hemen ellerini ovuşturmaya başladı tabii. Avrupa'da gittiği ilk kulüp öyle ahım şahım bir takım olmasa da kendini Ada'da gösterme şansını bulduğu Barnsley oldu. Alışılagelmişin dışında İngiltere'de forvet değil de oyun kurucu tarzında oynaması 46 maçta sadece 8 gol atması ile sonuçlandı. 2000 yılında adres Hollanda'ydı. Nec Nijmegen'de geçirdiği 3 yıl aslında kariyerinin son güzel yıllarıydı. 54 maçta 21 gol attı Hollanda'da. Aynı yıllarda milli takımında vazgeçilmeziydi. (2005 yılında milli takımı bıraktı) Fakat Nec Nijmegen'den sonra bir türlü dikiş tutturamadı. Yaşadığı sakatlığın bunda etkisi büyüktü. 2003-2007 yılları arasında sadece 36 maça çıkabildi. Bu yıllar arasında formasını giydiği kulüpler Zwolle, Dunfermline, Debreceni, Hapoel Nazareth, Niki Volos, Olympiakos Nicosia oldu. Sakatlıklarla geçen 5 yılın ardından yine Hollanda onun çıkış yapması için kollarını Hristov'a açmışıtı. 2007-2008 sezonunda sakatlık döneminde 5 yılda çıktığı maç sayısına bir sezonda Den Bosch'da çıktı Hristov. Attığı 23 gol de onun geri dönüşünün göstergesi oldu. Sonrasında bir sezon Bakü... Ve şimdilerde yazının başında da yazdığım Finlandiya kulübünde oynamaya devam ediyor. 33 yaşında ve bir çıkış daha arıyor Hristov...

Makedon futbolundan bahsederken Artim Şakiri (Artim Shaqiri) 'yi es geçmek olmaz tabii. Pandev ve Hristov'dan sonra milli takımın en golcüsü Şakiri... Bir dönem Malatyaspor'da da oynayan Şakiri'nin ilk takımı FK Karaorman (evet ismi türkçe olan bir takım), parladığı ve isim yaptığı takım ise Vardar ovasından FK Vardar... 1995-2000 yılları arasında FK Vardar forması ile gösterdiği 'hırslı' performans sayesinde Halmstad'a kiralık olarak gitti. Bu kendisini göstermek için bir fırsattı. Şakiri'nin kariyeri boyunca en güzel yılları şüphesiz ki 2001-2005 yılları arasında oynadığı Malatyaspor, PFC CSKA Sofia, West Bromwich Albion yıllarıydı... Bunun dışında Şakiri'nin kariyeri bir 'Marco Polo' gezintisi gibi... Hepsinde birer yıl arayla olmak üzere AaB Aalborg, FC Inter Turku, FC Vaduz, FK Shkendija 79, KS Besa Kavajë, FK Karabakh'ta oynadı Şakiri. Şöyle kariyerine baktığımıza gezdiği ülkeleri sıralarsak; Makedonya, İsveç, Almanya, Slovenya, Türkiye, Bulgaristan, İngiltere, Danimarka, Finlandiya ve İsviçre... Şakiri'nin bizlerde bıraktığı iz Türkiye milli maçlarıdır hiç şüphesiz. Bir de unutmadan, kendisinin İngiltere'ye kornerden attığı bir gol bulunmaktadır... Şakiri'nin kullandığı kornerde top toplamda 2 kere hem dışa hem de içe falso almış, uzak köşede ki yan ağlar ile buluşmuştu. Gelmiş geçmiş en iyi korner gollerinden biridir. O İngiltere - Makedonya maçı 2-2 berabere bitmişti unutmadan.

Makedonya milli takımının en çok forma giyen oyuncusu (96 kez) Goce Sedloski'yi de unutmamak gerek. Sedloski Makedon futbol tarihinin en iyi defans oyuncusudur halihazırda. Halen milli takımda oynuyor ve büyük ihtimal milli olma sayısı 100'ün üstüne çıkacak. Sedloski Diyarbakır'a uğramadan önce Hajduk Split, Sheffield Wednesday, Dinamo Zagreb, VegaltaSendai ve tekar Dinamo Zagreb'de oynadı. Türkiye'de iyi ve sert bir defans oyuncusu olarak aklımda kaldı. Diyarbakırspor'da tam bir sezonu doldurmadan şimdi oynadığı kulübe (Mattersburg) geçiş yaptı.  Şimdilerde ise futbolu bıraktıktan sonra Makedonya milli takımının teknik direkötürlüğü için en büyük aday olarak gösteriliyor kaptan Sedloski. Kim bilir, belki de Makedonya bir Avrupa Şampiyonası'na ve ya bir Dünya Kupası'na onun döneminde gitmeyi başarabilir... Ayrıca unutmadan söyleyeyim; 1998'de Hırvatistan'ın, 2008'den beri Bosna'nın yaptığı çıkıştan sonra benim sıradaki adayım kesinlikle Makedonya...


6 YORUM:

ismenegerkvar dedi ki...

Şakiriyi unutmak ne mümkün ??

gkslsrt dedi ki...

Şakiri sahiden de çok iyi bir futbolcuydu. Malatyaspor'da yüksek performans vermişti. Tekniği üst düzeydeydi. Makedon değil de Alman ya da Fransız olsa daha iyi bir kariyeri olabilirdi.

Oğuz Öztürk dedi ki...

Göksel, ülkemizde de olan 'Alman pasaportum olsa' ya da 'adım Ardaninho olsaydı şimdi Barca'daydım' gibi birşey değil mi :)

shenem dedi ki...

Hristooovv!!!!!!
Balkan futbolu bölümünü ayrı seviyorumm,teşekkürler:)

Oğuz Öztürk dedi ki...

ben teşekkür ederim shenem :)

Adsız dedi ki...

milosevski falan vardı kaleci

Blog Widget by LinkWithin
 
Copyright 2009 Barbarossa. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan